DÖRDÜNCÜ KISIM
Anonim Şirket
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler, Kuruluş ve Temel İlkeler
A) Genel Hükümler
I – Tanım
MADDE 329-(1) Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan,
borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.
(2) Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı
sorumludur.
II – Özel kanunlara bağlı anonim şirketler
MADDE 330-(1) Özel kanunlara tabi anonim şirketlere, özel hükümler dışında bu
kısım hükümleri uygulanır.
III – Amaç ve konu
MADDE 331-(1) Anonim şirketler, kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik
amaç ve konular için kurulabilir.
IV – En az sermaye tutarı
MADDE 332-(1) Tamamı esas sözleşmede taahhüt edilmiş bulunan sermayeyi ifade
eden esas sermaye ellibin Türk Lirasından ve sermayenin artırılmasında yönetim kuruluna
tanınmış yetki tavanını gösteren kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık
olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi yüzbin Türk Lirasından aşağı olamaz. Bu en
az sermaye tutarı Cumhurbaşkanınca artırılabilir.3738
(2) Bu Kanun anlamında kayıtlı sermayeli anonim şirketlerde başlangıç sermayesi,
kuruluşta ve sisteme ilk geçildiğinde haiz olunması zorunlu sermayedir; çıkarılmış sermaye
37 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu fıkrada yer
alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
38 24/11/2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu fıkrada yer alan anonim şirketler
için ellibin Türk Lirası olarak öngörülen en az esas sermaye tutarı ikiyüzellibin Türk Lirasına, kayıtlı
sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde yüzbin Türk Lirası
olarak öngörülen en az başlangıç sermayesi tutarı beşyüzbin Türk Lirasına yükseltilmiştir. Söz konusu
değişiklik daha sonra 26/11/2023 tarihli ve 32381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Düzeltme ile
değiştirilerek düzeltilmiştir.ise, çıkarılmış payların tümünün itibarî değerlerinin toplamını temsil eder.
(3) Halka açık olmayan anonim şirketler gerekli şartları artık haiz olmadıkları
takdirde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığından izin alarak kayıtlı sermaye sisteminden
çıkabilecekleri gibi, bu sisteme alınırken aranan nitelikleri kaybettiklerinde, istemleri
bulunmasa bile aynı Bakanlık tarafından sistemden çıkartılırlar.
(4) 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 12 nci maddesi
hükmü saklıdır.
V – Devletin gözetimi
1. İzin
MADDE 333- (1)Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yayımlanacak tebliğle, faaliyet
alanları belirlenip, ilan edilecek anonim şirketler Gümrük ve Ticaret Bakanlığının izni ile
kurulur. Bu şirketlerin esas sözleşme değişiklikleri de aynı Bakanlığın iznine bağlıdır.
Bakanlık incelemesi sadece kanunun emredici hükümlerine aykırılık bulunup bulunmadığı
yönünden yapılabilir. Bunun dışında hukuki konumu, niteliği ve işletme konusu ne olursa
olsun anonim şirketin kuruluşu ve esas sözleşme değişiklikleri herhangi bir makamın iznine
bağlanamaz.
2. Kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulunda temsili
MADDE 334-(1) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel
kişilerinden birine, esas sözleşmede öngörülecek bir hükümle, pay sahibi olmasalar da,
işletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci
bulundurmak hakkı verilebilir.
(2) Birinci fıkrada yazılı şirketlerde pay sahibi olan kamu tüzel kişilerinin yönetim
kurulundaki temsilcileri, ancak bunlar tarafından görevden alınabilir.
(3) Kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulundaki temsilcileri, genel kurul tarafından
seçilen üyelerin hak ve görevlerini haizdir. Kamu tüzel kişileri, şirket yönetim kurulundaki
temsilcilerinin bu sıfatla işledikleri fiillerden ve yaptıkları işlemlerden dolayı şirkete ve onun
alacaklılarıyla pay sahiplerine karşı sorumludur. Tüzel kişinin rücû hakkı saklıdır.
B) Kuruluş
I – Kurucu işlem
MADDE 335-(1) Şirket, kurucuların, kanuna uygun olarak düzenlenmiş bulunan,
sermayenin tamamını ödemeyi, şartsız taahhüt ettikleri, imzalarının noterce onaylandığı veya
ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzaladığı esas sözleşmede, anonim şirket
kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur. (Ek cümle: 15/7/2016-6728/67 md.) Şirketin
kuruluşunda, esas sözleşmeyi ihtiva eden kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli alınmaz.39
39 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylandığı” ibaresinden sonra
gelmek üzere “veya ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzaladığı” ibaresi eklenmiştir.(2) 355 inci maddenin birinci fıkrası hükmü saklıdır.
II – Kuruluş belgeleri
MADDE 336-(1) Esas sözleşme, (…)40 değerleme raporları, ayın ve işletme
devralınmasına ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere, kurulmakta olan şirketle, kurucular ve
diğer kişilerleyapılan ve kuruluşla ilgili olan sözleşmeler (…)41 kuruluş belgeleridir. Bunlar,
sicil dosyasına konulur ve birer nüshaları şirket tarafından beş yıl süreyle saklanır.
III – Kurucular
1. Tanım
MADDE 337-(1) Pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan gerçek ve tüzel kişiler
kurucudur.
(2) Kurucular, birinci fıkrada yazılı işlemi, üçüncü bir kişinin hesabına yaptıkları
takdirde, bu kişi de kuruluştan doğan sorumluluk bakımından kurucu sayılır. Söz konusu
üçüncü kişi, kendisi hesabına iş gören kimsenin bildiği veya bilmesi gereken bir hususu
kendisinin bilmediğini ileri süremez.
2. Asgari sayı
MADDE 338-(1) Anonim şirketin kurulabilmesi için pay sahibi olan bir veya daha
fazla kurucunun varlığı şarttır. 330 uncu madde hükmü saklıdır.
(2) Pay sahibi sayısı bire düşerse, durum, bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren
yedi gün içinde yönetim kuruluna yazılı olarak bildirilir. Yönetim kurulu bildirimi aldığı
tarihten itibaren yedi gün içinde, şirketin tek pay sahipli bir anonim şirket olduğunu tescil ve
ilan ettirir. Ayrıca, hem şirketin tek pay sahipli olarak kurulması hem de payların tek kişide
toplanması hâlinde tek pay sahibinin adı, yerleşim yeri ve vatandaşlığı da tescil ve ilan edilir.
Aksi hâlde doğacak zarardan, bildirimde bulunmayan pay sahibi ve tescil ve ilanı yaptırmayan
yönetim kurulu sorumludur.
(3)Şirket, tek pay sahibi olacak şekilde kendi payını iktisap edemez; ettiremez.
40 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 73 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kurucular
beyanı” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
41 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ile işlem
denetçisi raporu,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.IV – Esas sözleşme
1. İçerik
MADDE 339-(1) Esas sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve bütün kurucuların
imzalarının noterce onaylanması veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı
huzurunda imzalanması şarttır.42
(2) Esas sözleşmeye aşağıdaki hususlar yazılır:
a) Şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunacağı yer.
b) Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış bir şekilde şirketin işletme konusu.
c) Şirketin sermayesi ile her payın itibarî değeri, bunların ödenmesinin şekil ve şartları.
d) Pay senetlerinin nama veya hamiline yazılı olacakları; belirli paylara tanınan imtiyazlar;
devir sınırlamaları.
e) Paradan başka sermaye olarak konan haklar ve ayınlar; bunların değerleri; bunlara
karşılık verilecek payların miktarı, bir işletme ve ayın devir alınması söz konusu olduğu
takdirde, bunların bedeli ve şirketin kurulması için kurucular tarafından şirket hesabına satın
alınan malların ve hakların bedelleriyle, şirketin kurulmasında hizmetleri görülenlere
verilmesi gereken ücret, ödenek veya ödülün tutarı.
f) Kurucularla yönetim kurulu üyelerine ve diğer kimselere şirket kârından sağlanacak
menfaatler.
g) Yönetim kurulu üyelerinin sayıları, bunlardan şirket adına imza koymaya yetkili
olanlar.
h) Genel kurulların toplantıya nasıl çağrılacakları; oy hakları.
ı) Şirket bir süre ile sınırlandırılmışsa, bu süre.
i) Şirkete ait ilanların nasıl yapılacağı.
j) Pay sahiplerinin taahhüt ettiği sermaye paylarının türleri ve miktarları.
k) Şirketin hesap dönemi.
(3) İlk yönetim kurulu üyeleri esas sözleşme ile atanır.
2. Emredici hükümler
MADDE 340-(1) Esas sözleşme, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden
ancak Kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Diğer kanunların, öngörülmesine izin
verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğururlar.
V – Taahhüdün onaylanması
MADDE 341- (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.)
42 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylanması” ibaresinden
sonra gelmek üzere “veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda
imzalanması” ibaresi eklenmiştir.VI – Ayni sermaye
1. Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları
MADDE 342-(1) Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden
değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil,
malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari
itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz.
(2) 128 inci madde hükmü saklıdır.
2. Değer biçme
MADDE 343-(1) Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere
ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan
bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut
olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak
konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun
belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık
karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici
gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular (…)43 ve
menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.
VII – Pay bedellerinin ödenmesi
1. Nakdî sermaye
MADDE 344-(1) Nakden taahhüt edilen payların itibarî değerlerinin en az yüzde
yirmibeşi tescilden önce, gerisi de şirketin tescilini izleyen yirmidört ay içinde ödenir.
Payların çıkarma primlerinin tamamı tescilden önce ödenir.
(2) Sermaye Piyasası Kanununun pay bedellerinin ödenmelerine ilişkin hükümleri
saklıdır.
2. Ödeme yeri
MADDE 345-(1) Nakdî ödemeler, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık
Kanununa bağlı bir bankada, kurulmakta olan şirket adına açılacak özel bir hesaba, sadece
şirketin kullanabileceği şekilde yatırılır. Taahhüt edilen payların, kanunda veya esas
sözleşmede öngörülmüş bulunan ve kanunda yazılı olandan daha yüksek olan tutarlarının
ödendiği, ticaret siciline yöneltilecek bir banka mektubu ile ispatlanır. Banka, bu tutarı,
şirketin tüzel kişilik kazandığını bildiren bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine,
sadece şirkete öder.
43 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “,işlem denetçisi”
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.(2) Şirket, 335 inci maddenin birinci fıkrasında öngörülen noter onayı veya şirket
sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanma tarihinden
itibaren, üç ay içinde tüzel kişilik kazanamadığı takdirde, bu hususu doğrulayan bir sicil
müdürlüğü yazısının sunulması üzerine, bedeller banka tarafından sahiplerine geri verilir.44
3. Halka arzedilecek paylar
MADDE 346-(1) Esas sözleşmede taahhüt edilmiş olup da taahhüt sahiplerince,
şirketin tescilinden itibaren en geç iki ay içinde halka arzedileceği esas sözleşmede belirtilmiş
ve ayrıca garanti edilmiş bulunan nakdî payların karşılıkları satıştan elde edilen gelirden
ödenir. Pay senetlerinin halka arzedilmesi sermaye piyasası mevzuatına göre yapılır. Satış
süresinin sonunda, payların itibarî değerlerinin, varsa çıkarma priminin karşılığı şirkete,
giderler düştükten sonra kalan tutar ise, pay senetlerini halka arzeden pay sahiplerine ödenir.
(2) Halka arzedilip de süresinde satılmayan payların bedellerinin tamamı, süresinde
halka arzedilmeyen payların bedellerinin ise, yüzde yirmibeşi iki aylık süreyi izleyen üç gün
içinde ödenir.
VIII – Primli paylar
MADDE 347-(1) İtibarî değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Payların itibarî
değerinden yüksek bir bedelle çıkarılabilmeleri için esas sözleşmede hüküm veya genel kurul
kararı bulunmalıdır.
IX – Kurucu menfaatleri
MADDE 348– (1) Şirketi kurdukları sırada harcadıkları emeğe karşılık olarak
kuruculara, para ve bedelsiz pay senedi vermek gibi şirket sermayesinin azalması sonucunu
doğurabilecek bir menfaat tanınamaz. Bu hükme aykırı esas sözleşme hükümleri geçersizdir.
Ancak, dağıtılabilir kârdan 519 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı yedek akçe ile pay
sahipleri için yüzde beş kâr payı ayrıldıktan sonra kalanın en çok onda biri intifa senetleri
bağlamında kuruculara ödenir.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kurulan anonim şirketler, pay senetlerini
halka arz etmeden önce kurucu intifa senetlerini, herhangi bir bedel ödemeden iptal ederler;
aksi hâlde intifa senetleri kendiliğinden geçersiz sayılır.
(3) Dağıtılabilecek kâr mevcut ise şirket kârın dağıtılmamasını kararlaştırmış olsa bile
kurucu intifa sahipleri esas sözleşmede öngörülen kâr paylarını alırlar.
X – Kurucular beyanı
MADDE 349– (Mülga: 15/7/2016-6728/73 md.)
44 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “noter onayı” ibaresinden
sonra gelmek üzere “veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda
imzalanma” ibaresi eklenmiştir.XI – Halka arz taahhüdü
MADDE 350-(1) 346 ncı madde uyarınca, halka arzedilmek üzere pay taahhüdünde
bulunulduğu takdirde, halka arz, kurucular, yönetim kurulu veya yetkili herhangi bir organ
tarafından onaylanmış kabul edilir.
XII – İşlem denetçisi raporu
MADDE 351– (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.)
XIII – Kuruluştan önce pay taahhüdünün devri
MADDE 352-(1) Pay taahhüdünün, şirketin tescilinden önce devri, şirkete karşı
geçersizdir.
XIV – Fesih davası
MADDE 353-(1) Anonim şirketin butlanına veya yokluğuna karar verilemez. Ancak,
şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay
sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal
edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay
sahibinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince
şirketin feshine karar verilir. Mahkeme davanın açıldığı tarihte gerekli önlemleri alır.
(2) Eksikliklerin giderilebilmesi, esas sözleşmeye veya kanuna aykırı hususların
düzeltilebilmesi için mahkeme süre verebilir.
(3) Dava dilekçesine deliller ile gerekli bütün bilgiler eklenir. Yargılama aşamasında
delil sunulamayacağı gibi bir davanın beklenilmesi ve bilgi getirtmesi de mahkemeden
istenemez. Ancak, somut olayın haklı göstermesi hâlinde, mahkeme, kesin süreye bağlayarak,
davacının delil sunma ve bilgi getirtme istemini kabul edebilir. Dava, acele işlere ilişkin usule
tâbîdir.
(4) Davanın, şirketin tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde
açılması şarttır.
(5) Davanın açıldığı ve kesinleşmiş olan mahkeme kararı, mahkemenin bildirimi
üzerine, derhâl ve resen ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur.
Ayrıca, yönetim kurulu, tescil ve ilanı yapılan hususu, (…)45internetsitesine koyar.
XV – Şirketin tescili ve ilanı
MADDE 354-(1) Şirket esas sözleşmesinin tamamı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının
izniyle kurulacak olan anonim şirketlerde izin alınmasını, diğer şirketlerde 335 inci maddenin
birinci fıkrası uyarınca şirketin kuruluşunu izleyen otuz gün içinde şirketin merkezinin
bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur. Tescil
ve ilan olunan esas sözleşmeye, aşağıda sayılanlar dışında, 36 ncı maddenin birinci fıkrası
hükmü uygulanmaz. Bu hususlar şunlardır:
45 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tirajı ellibinin
üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan en az bir gazetede ilan eder;” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.a) Esas sözleşmenin tarihi.
b) Şirketin ticaret unvanı ve merkezi.
c) Şirketin, varsa süresi.
d) Şirketin sermayesi, ödenmesinin şekil ve şartları ile payların itibarî değerleri, varsa
imtiyazlar.
e) Pay senetlerinin türleri, hamiline veya nama yazılı oldukları.
f) Şirketin nasıl temsil olunacağı.
g) Yönetim kurulu üyeleriyle şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları,
unvanları, yerleşme yerleri ve vatandaşlıkları.
h) Şirketin yapacağı ilanların şekli; esas sözleşmede buna ilişkin hüküm bulunduğu
takdirde, yönetim kurulu kararlarının pay sahiplerine nasıl bildirileceği.
(2) Şubeler, merkezin sicil kaydına gönderme yapılarak bulundukları yer ticaret
siciline tescil olunurlar.
(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/14 md.) 343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi
raporu ticaret sicili müdürlüğüne tevdi edilir.
XVI – Tüzel kişiliğin kazanılması
MADDE 355-(1) Şirket ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.
(2) Tescilden önce şirket adına işlem yapanlar ve taahhütlere girişenler, bu işlem ve
taahhütlerden şahsen ve müteselsilen sorumludurlar. Ancak, işlem ve taahhütlerin, ileride
kurulacak şirket adına yapıldığı açıkça bildirilmiş ve şirketin ticaret siciline tescilinden sonra üç
aylık süre içinde bu taahhütler şirket tarafından kabul olunmuşsa, yalnız şirket sorumlu olur.
(3) Şirketçe kabul olunmadığı takdirde kuruluş giderleri kurucular tarafından
karşılanır. Bunların pay sahiplerine rücu hakları yoktur.
C) Kanuna karşı hile
MADDE 356-(1) Şirketin tescilinden itibaren iki yıl içinde bir işletme veya aynın,
sermayenin onda birini aşan bir bedel karşılığında devralınmasına veya kiralanmasına ilişkin
sözleşmeler, genel kurulca onaylanıp ticaret siciline tescil edilmedikçe geçerli olmaz. Bu
sözleşmelerin onaylanmasından ve tescilinden önce, bunların ifası amacıyla yapılmış olan
ödemeler dâhil, her türlü tasarruf geçersizdir.
(2) Genel kurul kararını vermeden önce, yönetim kurulunun istemi üzerine şirketin
bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesince atanacak bilirkişi, şirket tarafından devralınacak
ya da kiralanacak işletme ve ayınlara değer biçer. Rapor resmî nitelik taşır.
(3) Toplantı ve karar nisabına 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.
(4) Sözleşme genel kurulun onay kararıyla birlikte tescil ve ilan olunur.
(5) Şirketin işletme konusunu oluşturan veya cebrî icra yoluyla iktisap edilen ayın ve
işletmeler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.D) Temel ilkeler
I – Eşit işlem ilkesi
MADDE 357-(1) Pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur.
II – Pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağı
MADDE 358– (Değişik: 26/6/2012-6335/15 md.)
(1) Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe
ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde
olmadıkça şirkete borçlanamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Yönetim Kurulu
A) Genel olarak
I – Atama ve seçim
1. Üyelerin sayısı ve nitelikleri
MADDE 359-(1) Anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul
tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu bulunur. (Mülga
son cümle: 26/6/2012-6335/43 md.) (…)
(2) Bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel
kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen, sadece bir gerçek kişi de tescil ve ilan olunur;
ayrıca, tescil ve ilanın yapılmış olduğu, şirketininternetsitesinde hemen açıklanır. Tüzel kişi
adına sadece, bu tescil edilmiş kişi toplantılara katılıp oy kullanabilir.
(3) Yönetim kurulu üyelerinin ve tüzel kişi adına tescil edilecek gerçek kişinin tam
ehliyetli olmaları şarttır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 26/6/2012-6335/43 md.)
(4) Üyeliği sona erdiren sebepler seçilmeye de engeldir.
(5) (Ek: 28/3/2013-6455/79 md.) Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu
tüzel kişilerinin pay sahibi olduğu şirketlerde, sayılan tüzel kişiler veya bunların gerçek kişi
temsilcileri yönetim kuruluna seçilebilir. Yönetim kurulu üye sayısı ikiden fazla olan
şirketlerde üyelerin tamamının aynı kamu tüzel kişisinin temsilcisi olmaması şartıyla kamu
tüzel kişisini temsilen birden fazla gerçek kişi yönetim kuruluna seçilebilir.
2. Belirli grupların yönetim kurulunda temsil edilmesi
MADDE 360-(1) Esas sözleşmede öngörülmek şartı ile, belirli pay gruplarına, özellik
ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil
edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla, yönetim kurulu üyelerinin, belirli bir grup oluşturan pay
sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından seçileceği esas sözleşmede öngörülebileceği
gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir. Genel
kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve
azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur. Bu
şekilde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık anonim şirketlerde yönetim kurulu üye
sayısının yarısını aşamaz. Bağımsız yönetim kurulu üyelerine ilişkin düzenlemeler saklıdır.(2) Bu maddeye göre yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı
sayılır.
3. Sigorta
MADDE 361– (1) Yönetim kurulu üyelerinin, görevlerini yaparken kusurlarıyla
şirkete verebilecekleri zarar, şirket sermayesinin yüzde yirmibeşini aşan bir bedelle sigorta
ettirilmiş ve bu suretle şirketteminat altına alınmışsa, bu husus halka açık şirketlerde Sermaye
Piyasası Kurulunun ve ayrıca pay senetleri borsada işlem görüyorsa borsanın bülteninde
duyurulur ve kurumsal yönetim ilkelerine uygunluk değerlendirmesinde dikkate alınır.
4. Görev süresi
MADDE 362-(1)Yönetim kurulu üyeleri en çok üç yıl süreyle görev yapmak üzere
seçilir. Esas sözleşmede aksine hüküm yoksa, aynı kişi yeniden seçilebilir.
(2)334 üncü madde hükmü saklıdır.
II – Üyeliğin boşalması
MADDE 363-(1) 334 üncü madde hükmü saklı kalmak üzere, herhangi bir sebeple
bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu
üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel
kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar.
(2) Yönetim kurulu üyelerinden birinin iflasına karar verilir veya ehliyeti kısıtlanır ya
da bir üye üyelik için gerekli kanuni şartları yahut esas sözleşmede öngörülen nitelikleri
kaybederse, bu kişinin üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer.
III – Görevden alma
MADDE 364-(1)Yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi,
gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir
sebebin varlığı hâlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. Yönetim
kurulu üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir.
(2)334 üncü madde hükmü ve görevden alınan üyenin tazminat hakkı saklıdır.
B) Yönetim ve temsil
I – Genel olarak
1. Esas
MADDE 365-(1) Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil
olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır.
2. Görev dağılımı
MADDE 366-(1) Yönetim kurulu, üyeleri arasından bir başkan ve bulunmadığı
zamanlarda ona vekâlet etmek üzere, en az bir başkan vekili seçer. Esas sözleşmede, başkanınve başkan vekilinin veya bunlardan birinin, genel kurul tarafından seçilmesi öngörülebilir.46
(2) Yönetim kurulu, işlerin gidişini izlemek, kendisine sunulacak konularda rapor
hazırlamak, kararlarını uygulatmak veya iç denetim amacıyla içlerinde yönetim kurulu
üyelerinin de bulunabileceği komiteler ve komisyonlar kurabilir.
3. Yönetimin devri
MADDE 367-(1) Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle,
düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim
kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge şirketin
yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle
kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Yönetim kurulu, istem
üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan
alacaklıları, bu iç yönerge hakkında, yazılı olarak bilgilendirir.
(2) Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.
4. Ticari mümessil ve vekiller
MADDE 368– (1) Yönetim kurulu, ticari mümessil ve ticari vekiller atayabilir.
5. Özen ve bağlılık yükümlülüğü
MADDE 369-(1) Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler,
görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini
dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.
(2) 203 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır.
II. Temsil yetkisi
1. Genel olarak
MADDE 370-(1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek
kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.
(2)Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür
olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz
olması şarttır.
2. Kapsam ve sınırlar
MADDE 371– (1) Temsile yetkili olanlar şirketin amacına ve işletme konusuna giren her
tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler.
Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin rücû hakkı saklıdır.
(2)Temsile yetkili olanların, üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de
46 23/5/2024 tarihli 7511 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan
“Yönetim kurulu her yıl üyeleri arasından” ibaresi “Yönetim kurulu, üyeleri arasından” şeklinde
değiştirilmiştir.şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiği
veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda bulunduğu ispat edilsin. Şirket esas
sözleşmesinin ilan edilmiş olması, bu hususun ispatı açısından, tek başına yeterli delil değildir.
(3)Temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm
ifade etmez; ancak, temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine özgülendiğine
veya birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilen sınırlamalar geçerlidir.
(4)Temsile yetkili kişiler tarafından yapılan işlemin esas sözleşmeye veya genel kurul
kararına aykırı olması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilerin o işlemden dolayı şirkete başvurmalarına
engel değildir.
(5)Temsile veya yönetime yetkili olanların, görevlerini yaptıkları sırada işledikleri
haksız fiillerden şirket sorumludur. Şirketin rücû hakkı saklıdır.
(6)Sözleşmenin yapılması sırasında, şirket tek pay sahibi tarafından ister temsil
edilsin ister edilmesin, tek pay sahipli anonim şirketlerde, bu pay sahibi ile şirket arasındaki
sözleşmenin geçerli olması sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu şart piyasa
şartlarına göre günlük, önemsiz ve sıradan işlemlere ilişkin sözleşmelerde uygulanmaz.
(7) (Ek: 10/9/2014 – 6552/131 md.) Yönetim kurulu, yukarıda belirtilen temsilciler
dışında, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı
olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir. Bu
şekilde atanacak olanların görev ve yetkileri, 367 nci maddeye göre hazırlanacak iç yönergede
açıkça belirlenir. Bu durumda iç yönergenin tescil ve ilanı zorunludur. İç yönerge ile ticari
vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz. Bu fıkra uyarınca yetkilendirilen ticari vekil veya
diğer tacir yardımcıları da ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu kişilerin, şirkete ve üçüncü
kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı yönetim kurulu müteselsilen sorumludur.
3. İmza şekli
MADDE 372-(1) Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza
atarlar. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrası hükmü saklıdır.
(2)Şirket tarafından düzenlenecek belgelerde şirketin merkezi, sicile kayıtlı olduğu
yer ve sicil numarası gösterilir.
4. Tescil ve ilan
MADDE 373-(1) Yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini
gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline
verir.
(2)Temsil yetkisinin ticaret sicilinde tescilinden sonra, ilgili kişilerin seçimine veya
atanmalarına ilişkin herhangi bir hukuki sakatlık, şirket tarafından üçüncü kişilere, ancak
sakatlığın bunlar tarafından bilindiğinin ispat edilmesi şartıyla ileri sürülebilir.
(3) (Ek:28/1/2021-7263/23 md.) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından, ticaret
siciline tescil olunan temsile yetkili kişiler ile bunların temsil şekilleri hakkında ticaret sicilikayıtları esas alınır ve şirketten bu kayıtlara ilişkin ticaret sicili müdürlüklerince düzenlenen
belgeler ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan dışında hiçbir belge istenemez.
III – Görevler ve yetkiler
1. Genel olarak
MADDE 374-(1) Yönetim kurulu ve kendisine bırakılan alanda yönetim, kanun ve
esas sözleşme uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin
işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar
almaya yetkilidir.
2. Devredilemez görev ve yetkiler
MADDE 375-(1) Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri
şunlardır:
a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi.
b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi.
c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal
planlama için gerekli düzenin kurulması.
d) (Değişik:23/5/2024-7511/14 md.) Şube müdürleri hariç olmak üzere müdürlerin ve
aynı işleve sahip kişilerin atanmaları ve görevden alınmaları.
e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve
yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi.
f) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması,
yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula
sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi.
g) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması.
3. Sermayenin kaybı, borca batık olma durumu
a) Çağrı ve bildirim yükümü
MADDE 376-(1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının
yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen
toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.
(2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte
ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel
kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği
takdirde şirket kendiliğinden sona erer.
(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/16 md.) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini
uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem
de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket
alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, budurumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını
ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık
durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer
tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın
veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin
bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi
incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.
b) Konkordato47
MADDE 377– (Değişik: 28/2/2018-7101/62 md.)
(1) Yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklı, 376 ncı maddenin üçüncü fıkrası
uyarınca yapacağı iflâs talebiyle birlikte veya bu kapsamda yapılan iflâs yargılaması sırasında
2004 sayılı Kanunun 285 inci ve devamı maddeleri uyarınca konkordato da talep edebilir.
4. Riskin erken saptanması ve yönetimi
MADDE 378-(1) Pay senetleri borsada işlem gören şirketlerde, yönetim kurulu,
şirketin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren sebeplerin erken teşhisi, bunun
için gerekli önlemler ile çarelerin uygulanması ve riskin yönetilmesi amacıyla, uzman bir
komite kurmak, sistemi çalıştırmak ve geliştirmekle yükümlüdür. Diğer şirketlerde bu komite
denetçinin gerekli görüp bunu yönetim kuruluna yazılı olarak bildirmesi hâlinde derhâl
kurulur ve ilk raporunu kurulmasını izleyen bir ayın sonunda verir.
(2) Komite, yönetim kuruluna her iki ayda bir vereceği raporda durumu değerlendirir,
varsa tehlikelere işaret eder, çareleri gösterir. Rapor denetçiye de yollanır.
5. Şirketin kendi paylarını iktisap veya rehin olarak kabul etmesi
a) Genel olarak
MADDE 379-(1) Bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda
birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak
kabul edemez. Bu hüküm, bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya da
rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir.
(2)Payların birinci fıkra hükmüne göre iktisap veya rehin olarak kabul edilebilmesi
için, genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirmesi şarttır. En çok beş yıl için geçerli olacak
bu yetkide, iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer sayıları belirtilerek
toplam itibarî değerleriyle söz konusu edilecek paylara ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı
gösterilir. Her izin talebinde yönetim kurulu kanuni şartların gerçekleştiğini belirtir.
(3)Birinci ve ikinci fıkralardaki şartlara ek olarak, iktisap edilecek payların bedelleri
düşüldükten sonra, kalan şirket net aktifi, en az esas veya çıkarılmış sermaye ile kanun ve esas
47 Bu maddenin “b) İflasın ertelenmesi” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 62 nci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.sözleşme uyarınca dağıtılmasına izin verilmeyen yedek akçelerin toplamı kadar olmalıdır.
(4)Yukarıdaki hükümler uyarınca, sadece, bedellerinin tümü ödenmiş bulunan paylar
iktisap edilebilir.
(5)Yukarıdaki fıkralarda yer alan hükümler, ana şirketin paylarının yavru şirket tarafından
iktisabı hâlinde de uygulanır. Pay senetleri borsada işlem gören şirketler hakkında, Sermaye
Piyasası Kurulu şeffaflık ilkeleri ile fiyata ilişkin kurallar yönünden gerekli düzenlemeleri yapar.
b) Kanuna karşı hile
MADDE 380-(1) Paylarının iktisap edilmesi amacıyla, şirketin başka bir kişiyle yaptığı,
konusu avans, ödünç veyateminat verilmesi olan hukuki işlemler batıldır. Bu butlan hükmü, kredi
ve finans kurumlarının işletme konuları içine giren işlemlere ve şirketin veya onun bağlı
şirketlerinin çalışanlarına, şirketin paylarını iktisap edebilmeleri için, avans, ödünç ve teminat
verilmesine ilişkin hukuki işlemlere uygulanmaz. Ancak, bu istisnai işlemler, şirketin, kanuna ve
esas sözleşmesine göre ayırmak zorunda bulunduğu yedek akçeleri azaltıyor veya 519 uncu
maddede düzenlenen yedek akçelerin harcanmalarına ilişkin kuralları ihlal ediyor ve şirketin 520
nci maddede öngörülen yedek akçeyi ayırmasına imkânbırakmıyorsa, geçersizdir.
(2)Ayrıca, şirket ile üçüncü kişi arasında yapılmış bulunan ve bu kişiye, şirketin kendi
paylarını; şirketin, şirkete bağlı bir şirketin veya şirketin paylarının çoğunluğuna sahip olduğu
şirketin hesabına alma hakkı tanıyan ya da böyle bir yükümlülük öngören bir düzenleme, eğer
bu payları şirket alsaydı işlem 379 uncu maddeye aykırı kabul edilecek idiyse batıldır.
c) Yakın ve ciddi bir kaybın önlenmesi
MADDE 381-(1) Bir şirket, yakın ve ciddi bir kayıptan kaçınmak için gerekli olduğu
takdirde, kendi paylarını, 379 uncu maddeye göre genel kurulun yetkilendirmeye ilişkin kararı
olmadan da iktisap edebilir.
(2) Payların bu yolla iktisabı hâlinde yönetim kurulu ilk genel kurula;
a) İktisabın sebep ve amacı,
b) İktisap edilen payların sayıları, itibarî değerlerinin toplamı ve sermayenin ne kadarını
temsil ettiği,
c) Bedeli ve ödeme şartları,
hakkında yazılı bilgi verir.
d) İstisnalar
MADDE 382-(1) Bir şirket, 379 uncu madde hükümleri ile bağlı olmaksızın;
a) Esas veya çıkarılmış sermayesinin azaltılmasına ilişkin 473 ilâ 475 inci madde
hükümlerini uyguluyorsa,
b) Küllî halefiyet kuralının gereğiyse,
c) Bir kanuni satın alma yükümünden doğuyorsa,
d) Bedellerinin tümü ödenmiş olmak şartıyla ve cebrî icradan, bir şirket alacağınıntahsili amacına yönelikse,
e) Şirket, menkul kıymetler şirketiyse,
kendi paylarınıiktisap edebilir.
e) İvazsız iktisap
MADDE 383-(1) Bir şirket, bedellerinin tamamı ödenmiş olmak şartıyla, kendi
paylarını ivazsız iktisap edebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü, yavru şirket, ana şirketin paylarını ivazsız iktisap ettiği
takdirde de kıyas yoluyla uygulanır.
f) Elden çıkarma
MADDE 384-(1) 382 nci maddenin (b) ilâ (d) bentleri ve 383 üncü madde
hükümlerine göre, iktisap edilen paylar, şirket için herhangi bir kayba yol açmadan devirleri
mümkün olur olmaz ve her hâlde iktisaplarından itibaren üç yıl içinde elden çıkarılırlar;
meğerki, şirketin ve yavru şirketin sahip oldukları bu payların toplamı şirketin esas veya
çıkarılmış sermayesinin yüzde onunu aşmasın.
g) Aykırı iktisap hâlinde elden çıkarma
MADDE 385-(1) 379 ilâ 381 inci maddelere aykırı bir şekilde iktisap edilen veya
rehin olarak alınan paylar, iktisapları veya rehin olarak kabulleri tarihinden itibaren en geç altı
ay içinde elden çıkarılır ya da üzerlerindeki rehin kaldırılır.
h) Sermayenin azaltılması
MADDE 386-(1) 384 ve 385 inci maddeler uyarınca elden çıkarılamayan paylar,
sermayenin azaltılması yoluyla hemen yok edilir.
ı) Saklı tutulan hükümler
MADDE 387-(1) Şirketin kendi paylarını iktisap edebileceğine ilişkin diğer
kanunlardaki hükümler saklıdır.
i) Kendi paylarını taahhüt yasağı
MADDE 388-(1) Şirket kendi paylarını taahhüt edemez.
(2)Üçüncü kişinin veya bir yavru şirketin kendi adına fakat şirket hesabına şirketin
payını taahhüt etmesi, şirketin kendi payını taahhüt etmesi sayılır.
(3)Birinci ve ikinci fıkralara aykırı hareket hâlinde, söz konusu payları, kuruluşta
kurucular, sermaye artırımlarında yönetim kurulu üyeleri taahhüt etmiş sayılır ve bunlar pay
bedellerinden sorumlu olurlar. Kanuna aykırı taahhütte herhangi bir kusurları bulunmadığını ispat
eden kurucular ve sermaye artırımlarında yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulurlar.(4)Birinci ve üçüncü fıkra hükümleri ana şirketin paylarını taahhüt eden yavru
şirketlere kıyas yoluyla uygulanır. Söz konusu paylar yavru şirketin yönetim kurulu üyeleri
tarafından taahhüt edilmiş kabul olunur. Üyeler pay bedellerinden sorumludur.
j) Hakların kullanılması
MADDE 389-(1)Şirketin iktisap ettiği kendi payları ile yavru şirket tarafından
iktisap edilen ana şirketin payları, ana şirketin genel kurulunun toplantı nisabının
hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bedelsiz payların iktisabı hariç, şirketin devraldığı kendi
payları hiçbir pay sahipliği hakkı vermez. Yavru şirketin iktisap ettiği ana şirket paylarına ait
oy hakları ile buna bağlı haklar donar.
IV – Yönetim kurulu toplantıları
1. Kararlar
MADDE 390-(1) Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı
takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda
hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda
yapılması hâlinde de uygulanır.
(2) Yönetim kurulu üyeleri birbirlerini temsilen oy veremeyecekleri gibi, toplantılara
vekil aracılığıyla da katılamazlar.
(3) Oylar eşit olduğu takdirde o konu gelecek toplantıya bırakılır. İkinci toplantıda da
eşitlik olursa söz konusu öneri reddedilmiş sayılır.
(4) Üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim
kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış
önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir.
Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın
geçerlilik şartıdır. Onayların aynı kâğıtta bulunması şart değildir; ancak onay imzalarının
bulunduğu kâğıtların tümünün yönetim kurulu karar defterine yapıştırılması veya kabul
edenlerin imzalarını içeren bir karara dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi kararın
geçerliliği için gereklidir.
(5) Kararların geçerliliği yazılıp imza edilmiş olmalarına bağlıdır.
2. Batıl kararlar
MADDE 391-(1) Yönetim kurulunun kararınınbatıl olduğunun tespiti mahkemeden
istenebilir. Özellikle;
a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan,
b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini
gözetmeyen,
c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunlarınkullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren,
d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin,
kararlarbatıldır.
3. Bilgi alma ve inceleme hakkı
MADDE 392-(1) Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi
isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter
kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler
tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya
çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Reddedilmişse dördüncü fıkra hükmü uygulanır.
(2) Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket
yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir üyenin bu
konudaki istemi de reddedilemez; soruları cevapsız bırakılamaz.
(3) Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu
başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli
münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi için gerekliyse,
yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını
isteyebilir.
(4) Başkan bir üyenin, üçüncü fıkrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme
yapma istemini reddederse, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun
toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde üye, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki
asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara
bağlayabilir, mahkemenin kararı kesindir.
(5)Yönetim kurulu başkanı, kurulun izni olmaksızın, yönetim kurulu toplantıları
dışında bilgi alamaz, şirket defter ve dosyalarını inceleyemez. Yönetim kurulu başkanının bu
isteminin reddedilmesi hâlinde başkan, dördüncü fıkraya göre mahkemeye başvurabilir.
(6) Yönetim kurulu üyesinin bu maddeden doğan hakları kısıtlanamaz, kaldırılamaz.
Esas sözleşme ve yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir.
(7) Her yönetim kurulu üyesi başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını
yazılı olarak isteyebilir. (Ek cümleler:23/5/2024-7511/15 md.) İstemin uygun görülmesi
hâlinde çağrı, yönetim kurulu başkanınca yapılır. Ancak yönetim kurulu üyelerinin
çoğunluğunun yazılı istemi üzerine, yönetim kurulu başkanı yönetim kurulunu istemin
kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde yapılacak şekilde toplantıya
çağırmak zorundadır. Bu süre içinde yönetim kurulu toplantıya çağrılmadığı veya yönetim
kurulu başkanı ya da başkan vekiline ulaşılamadığı hâllerde, çağrı doğrudan istem
sahiplerince yapılabilir. Çağrı üzerine yapılacak toplantılarda toplantı ve karar nisapları
hakkında 390 ıncı maddenin birinci fıkrası uygulanır. Esas sözleşmede yönetim kurulunun
toplantıya çağrılmasına ilişkin farklı bir usul belirlenebilir.
4. Müzakereye katılma yasağıMADDE 393-(1) Yönetim kurulu üyesi, kendisinin şirket dışı kişisel menfaatiyle
veya alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye
kadar kan ve kayın hısımlarından birinin, kişisel ve şirket dışı menfaatiyle şirketin
menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılamaz. Bu yasak, yönetim kurulu
üyesinin müzakereye katılmamasının dürüstlük kuralının gereği olan durumlarda da
uygulanır. Tereddüt uyandıran hâllerde, kararı yönetim kurulu verir. Bu oylamaya da ilgili
üye katılamaz. Menfaat uyuşmazlığı yönetim kurulu tarafından bilinmiyor olsa bile, ilgili üye
bunu açıklamak ve yasağa uymak zorundadır.
(2) Bu hükümlere aykırı hareket eden yönetim kurulu üyesi ve menfaat çatışması
nesnel olarak varken ve biliniyorken ilgili üyenin toplantıya katılmasına itiraz etmeyen üyeler
ve söz konusu üyenin toplantıya katılması yönünde karar alan yönetim kurulu üyeleri bu
sebeple şirketin uğradığı zararı tazminle yükümlüdürler.
(3) Müzakereye, yasak nedeniyle katılmamanın sebebi ve ilgili işlemler yönetim
kurulu kararına yazılır.
V- Yönetim kurulu üyelerinin mali hakları
MADDE 394-(1) Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul
kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay
ödenebilir.
VI – Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı
MADDE 395-(1) Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi
veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl
olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz.
(2) (Değişik: 26/6/2012-6335/17 md.) Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile
yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmayan 393 üncü maddede sayılan yakınları şirkete
nakit borçlanamaz. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk
yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Aksi hâlde, şirkete borçlanılan tutar için şirket
alacaklıları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip
edebilir.
(3) 202 nci madde hükmü saklı kalmak şartıyla, şirketler topluluğuna dâhil şirketler
birbirlerine kefil olabilir ve garanti verebilirler.
(4) Bankacılık Kanununun özel hükümleri saklıdır.
VII – Rekabet yasağı
MADDE 396-(1) Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın,
şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına
yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak
sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirkettazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve
üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava
etmekte serbesttir.
(2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan
üyenin dışındaki üyelere aittir.
(3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin
diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde
bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar.
(4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklıdır.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Denetleme
A) Genel olarak
MADDE 397-(1) (Değişik: 26/6/2012-6335/18 md.) Dördüncü fıkra uyarınca
denetime tabi olan anonim şirketlerin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi
tarafından, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yayımlanan
uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenir.
Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen
finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamı
içindedir.
(2) (Değişik: 26/6/2012-6335/18 md.) Denetime tabi olanlar, hazırlanmış olan
finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini, denetimden geçmiş ise denetçi görüşünü
ilgili finansal tablonun başlığında açıkça belirtmek zorundadır. Bu hüküm, yönetim kurulunun
yıllık faaliyet raporu için de uygulanır. Denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş
finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, düzenlenmemiş hükmündedir.
(3) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet
raporu, denetleme raporunun sunulmasından sonra değiştirilmişse ve değişiklik denetleme
raporlarını etkileyebilecek nitelikteyse, finansal tablolar ile, birinci fıkra çerçevesinde yönetim
kurulunun yıllık faaliyet raporu yeniden denetlenir. Yeniden denetleme ve bunun sonucu,
raporda özel olarak açıklanır. Denetçi görüşünde de yeniden denetlemeyi yansıtan uygun
eklere yer verilir.
(4) (Ek: 26/6/2012-6335/18 md.) 398 inci madde kapsamında denetime tabi olacak
şirketler Cumhurbaşkanınca belirlenir.48
(5) (Ek: 28/3/2013-6455/80 md.) Dördüncü fıkra kapsamı dışında kalan anonim
şirketler (…)49 bu fıkra hükümlerine göre denetlenir. Denetime ilişkin usul ve esaslar ile bu
fıkra uyarınca denetim yapacak denetçilerin niteliklerine, uyacakları etik ilkelere, görev ve
yetkilerine, seçilmelerine, görevden alınmalarına veya ayrılmalarına; denetimin ve denetim
raporlarının içeriğine ve raporun genel kurula sunulmasına ilişkin hususlar Cumhurbaşkanınca
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Kanunun denetçinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri, bu
fıkra uyarınca denetim yapacak denetçilere de kıyasen uygulanır.48
(6) (Ek: 28/3/2013-6455/80 md.) Beşinci fıkra kapsamında denetime tabi olduğu
hâlde söz konusu denetimi yaptırmayanların finansal tabloları ve yönetim kurulu yıllık
faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir.
48 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle 397 nci
maddenin dördüncü fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”
şeklinde ve beşinci fıkrasında yer alan “Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar
Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
49 21/10/2021 tarihli ve 7339 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesinde yer
alan “ile 4572 sayılı Kanun kapsamındaki kooperatifler ve bunların bağımsız denetime tabi olmayan
üst kuruluşları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.B) Konu ve kapsam
MADDE 398-(1) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık
faaliyet raporunun denetimi; envanterin, muhasebenin ve Türkiye Denetim Standartlarının
öngördüğü ölçüde iç denetimin, bu Bölüm hükümleri anlamında 378 inci madde uyarınca verilen
raporların ve 397 nci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet
raporunun denetimidir. Bu denetim, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kanuna ve esas
sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine uyulup uyulmadığının incelenmesini de kapsar.
Denetleme, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun belirlediği esaslar
bağlamında, denetçilik mesleğinin gerekleriyle etiğine uygun bir şekilde ve özenle gerçekleştirilir.
Denetleme, şirketin ve topluluğun, malvarlıksal ve finansal durumunun 515 inci madde anlamında
dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığını, yansıtılmamışsa sebeplerini,
dürüstçe belirtecek şekilde yapılır.50
(2) Denetim;
a) Şirketin finansal tablolarının ve 397 nci maddenin birinci fıkrası ve 402 nci
maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun,
b) Topluluğun konsolide finansal tablolarının ve 397 nci maddenin birinci fıkrası ve
402 nci maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun,
denetçinin denetleme sırasında elde ettiği bilgilerle uyum içinde olup olmadığını
belirtip açıklayacak şekilde yapılır.
(3) Topluluğun finansal tablolarının denetiminden sorumlu olan denetçi, topluluğun
konsolide tablolarına alınan şirketlerin finansal tablolarını, özellikle konsolidasyona bağlı
uyarlamaları ve mahsupları, birinci fıkra anlamında inceler; meğerki, konsolidasyona alınan
şirket, kanun gereği veya böyle bir gereklilik bulunmaksızın, bu Bölüm hükümlerine uygun
olarak denetlenmiş olsun. Bu istisna, merkezi yurt dışında bulunan bir şirketin bu Kanunun
öngördüğü denetimle eş değer bir denetime tâbî tutulmuş olması hâlinde de geçerlidir.
(4) Denetçi, yönetim kurulunun şirketi tehdit eden veya edebilecek nitelikteki riskleri
zamanında teşhis edebilmek ve risk yönetimini gerçekleştirebilmek için 378 inci maddede
öngörülen sistemi ve yetkili komiteyi kurup kurmadığını, böyle bir sistem varsa bunun yapısı
ile komitenin uygulamalarını açıklayan, ayrı bir rapor düzenleyerek, denetim raporuyla
birlikte, yönetim kuruluna sunar. Bu raporun esasları Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim
Standartları Kurumunca belirlenir.51
50 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının birinci
cümlesinde yer alan “Türkiye Muhasebe” ibaresi “Türkiye Denetim” ve aynı fıkrada yer alan “geçici
2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurumun belirlendiği” ibaresi “Kamu Gözetimi,
Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun belirlediği” şeklinde değiştirilmiştir.
51 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “geçici 2 nci ve
geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurum tarafından” ibaresi “Kamu Gözetimi, Muhasebe
ve Denetim Standartları Kurumunca” şeklinde değiştirilmiştir.C) Denetçi
I – Seçim, görevden alma ve sözleşmenin feshi
MADDE 399-(1) Denetçi, şirket genel kurulunca; topluluk denetçisi, ana şirketin
genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine
getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden sonra, yönetim kurulu,
gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ileinternetsitesinde ilan eder.
(2) Denetçiden denetleme görevi, sadece dördüncü fıkrada öngörüldüğü şekilde ve
başka bir denetçi atanmışsa geri alınabilir.
(3) Konsolidasyona dâhil olan ana şirketin finansal tablolarını denetlemek için seçilen
denetçi, başka bir denetçi seçilmediği takdirde, topluluk finansal tablolarının da denetçisi
kabul edilir.
(4) Şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi;
a) Yönetim kurulunun,
b) Sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin
yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin,
istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına
ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir
kuşkunun varlığı hâlinde, başka bir denetçi atayabilir.
(5) Görevden alma ve yeni denetçi atama davası, denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret
Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç hafta içinde açılır. Azlığın bu davayı açabilmesi için,
denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin
yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin
pay sahibi sıfatını taşıyor olması şarttır.
(6) Faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememişse, denetçi, yönetim
kurulunun, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine,
dördüncü fıkrada gösterilen mahkemece atanır. Aynı hüküm, seçilen denetçinin görevi red
veya sözleşmeyi feshetmesi, görevlendirme kararının iptal olunması, butlanı veya denetçinin
kanuni sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi veya görevini
yapmaktan engellenmesi hâllerinde de uygulanır. Mahkemenin kararı kesindir. (Ek iki
cümle: 5/6/2017-KHK-691/8 md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7069/8 md.) Kayyımlık görevi
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketlerde faaliyet döneminin dördüncü
ayına kadar denetçi seçilememiş olması halinde denetçi, şirket yönetim kurulunun teklifi
üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından atanır. Bakan bu
yetkisini Fon Kuruluna devredebilir.
(7) Denetçinin mahkeme tarafından atanması durumunda, emsal dikkate alınarak,
ücreti ile muhtemel giderler için mahkeme veznesine yatırılması gereken ön ödeme
mahkemece belirlenir. Bunlara üç iş günü içinde itiraz edilebilir. Mahkeme kararı kesindir.(8) Denetçi denetleme sözleşmesini, sadece haklı bir sebep varsa veya kendisine karşı
görevden alınma davası açılmışsa feshedebilir. Görüş yazısının içeriğine ilişkin fikir
ayrılıkları ile denetlemenin şirketçe sınırlandırılmış olması veya görüş yazısı vermekten
kaçınma haklı sebep sayılamaz. Denetçinin sözleşmeyi feshi yazılı ve gerekçeli olmalıdır.
Denetçi fesih tarihine kadar elde ettiği sonuçları genel kurula sunmakla yükümlüdür; bu
sonuçlar 402 nci maddeye uygun bir rapor hâline getirilerek genel kurula verilir.
(9) Denetçi altıncı fıkra hükmüne göre fesih ihbarında bulunduğu takdirde, yönetim
kurulu hemen, geçici bir denetçi seçer ve fesih ihbarını genel kurulun bilgisine, seçtiği
denetçiyi de aynı kurulun onayına sunar.
II – Denetçi olabilecekler
MADDE 400-(1) (Değişik: 26/6/2012-6335/19 md.) Denetçi, bağımsız denetim
yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve
Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış yeminli mali müşavir veya serbest
muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim
Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler ve/veya ortakları bu kişilerden oluşan sermaye
şirketi olabilir. Aşağıdaki hâllerden birinin varlığında, yeminli mali müşavir, serbest
muhasebeci mali müşavir ve/veya sermaye şirketi ve bunların ortaklarından biri ve bunların
ortaklarının yanında çalışan veya bu cümlede anılan kişilerin mesleği birlikte yaptıkları kişi
veya kişiler, ilgili şirkette denetçi olamaz. Şöyle ki, önceki cümlede sayılanlardan biri;
a) Denetlenecek şirkette pay sahibiyse,
b) Denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanıysa veya denetçi olarak atanmasından
önceki üç yıl içinde bu sıfatı taşımışsa,
c) Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya
bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya
sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahipse yahut denetlenecek şirketin
yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin alt veya üst soyundan biri, eşi veya üçüncü
derece dâhil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısmıysa,
d) Denetlenecek şirketle bağlantı hâlinde bulunan veya böyle bir şirkette yüzde
yirmiden fazla paya sahip olan bir işletmede çalışıyorsa veya denetçisi olacağı şirkette yüzde
yirmiden fazla paya sahip bir gerçek kişinin yanında herhangi bir şekilde hizmet veriyorsa,
e) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının
düzenlenmesinde denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunmuşsa,
f) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının
çıkarılmasında denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunduğu için (e) bendine göre
denetçi olamayacak gerçek veya tüzel kişinin veya onun ortaklarından birinin kanuni
temsilcisi, temsilcisi, çalışanı, yönetim kurulu üyesi, ortağı, sahibi ya da gerçek kişi olarak
bizzat kendisi ise,
g) (a) ilâ (f) bentlerinde yer alan şartları taşıdığı için denetçi olamayan bir denetçinin
nezdinde çalışıyorsa,h) Son beş yıl içinde denetçiliğe ilişkin meslekî faaliyetinden kaynaklanan gelirinin
tamamının yüzde otuzundan fazlasını denetlenecek şirkete veya ona yüzde yirmiden fazla pay
ile iştirak etmiş bulunan şirketlere verilen denetleme ve danışmanlık faaliyetinden elde
etmişse ve bunu cari yılda da elde etmesi bekleniyorsa,
denetçi olamaz.
(2) (Değişik: 26/6/2012-6335/19 md.) On yıl içinde aynı şirket için toplam yedi yıl
denetçi olarak seçilen denetçi üç yıl geçmedikçe denetçi olarak yeniden seçilemez. (Değişik
ikinci cümle: 28/3/2013-6455/81 md.) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları
Kurumu bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve bu fıkrada belirtilen
süreleri kısaltmaya yetkilidir.
(3) Denetçi, denetleme yaptığı şirkete, vergi danışmanlığı ve vergi denetimi dışında,
danışmanlık veya hizmet veremez, bunu bir yavru şirketi aracılığıyla yapamaz.
(4) (Mülga: 26/6/2012-6335/19 md.)
D) İbraz yükümü ve bilgi alma hakkı
MADDE 401-(1) Şirketin yönetim kurulu, finansal tabloları ve yönetim kurulunun
yıllık faaliyet raporunu düzenlettirip onaylayarak, gecikmeksizin, denetçiye verir. Yönetim
kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmalarının, belgelerinin, varlıklarının, borçlarının, kasasının,
kıymetli evrakının, envanterinin incelenerek denetlenebilmesi için denetçiye gerekli imkânları
sağlar.
(2) Denetçi (…)52
, yönetim kurulundan, kanuna uygun ve özenli bir denetim için gerekli
olan bütün bilgileri kendisine vermesini ve dayanak oluşturabilecek belgeleri sunmasını ister.
Yılsonu denetiminin hazırlıkları için gerektiği takdirde, denetçi birinci fıkranın ikinci ve bu
fıkranın birinci cümlesinde öngörülen yetkileri finansal tabloların çıkarılmasından önce de
haizdir. Özenli bir denetim için gerekli olduğu takdirde denetçi bu fıkranın birinci ve ikinci
cümlelerinde yer alan yetkileri yavru ve ana şirketler için de kullanabilir.
(3) Konsolide finansal tabloları çıkarttırmakla yükümlü olan şirketin yönetim kurulu,
konsolide finansal tabloları denetleyecek denetçiye; topluluğun finansal tablolarını, topluluk
yıllık faaliyet raporunu, münferit şirketin finansal tablolarını, şirketlerin yönetim kurullarının
yıllık faaliyet raporlarını, bir denetim yapılmış ise ana şirketin ve yavru şirketlerin denetim
raporlarını vermek zorundadır. Denetçi, birinci fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinde
öngörülen yetkileri ana ve yavru şirketler yönünden de kullanabilir.
(4) (Ek: 20/11/2017-KHK-696/108 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/101 md.)
Terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen
şirketlerde, kayyımın ilk defa atandığı mali yıl ve öncesinde yapılan iş ve işlemler ile ilgili
olarak birinci fıkranın ilk cümlesi kapsamında onay yükümlülüğü yoktur.
52 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve denetleme
konusu çerçevesinde işlem denetçisi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.E) Denetim raporu
MADDE 402-(1) Denetçi, yapılan denetimin türü, kapsamı, niteliği ve sonuçları
hakkında, gereken açıklıkta, anlaşılır, basit bir dille yazılmış ve geçmiş yılla karşılaştırmalı
olarak hazırlanmış, finansal tabloları konu alan bir rapor düzenler.
(2) Bundan başka ayrı bir rapor hâlinde, yönetim kurulunun, şirketin veya topluluğun
durumu hakkındaki yıllık faaliyet raporunda yer alan irdelemeleri, denetçi tarafından, finansal
tablolar ile tutarlılığı ve gerçeğe uygunluğu açısından değerlendirilir.
(3)Denetçi, değerlendirme yaparken şirketin, denetliyorsa ana şirket ile topluluğun
finansal tablolarını esas alır. Raporda öncelikle, şirketin ve topluluğun finansal durumuna dair
yönetim kurulunun değerlendirmesi hakkında görüş açıklanır. Bu görüşte, özellikle şirketin ve
ana şirketin finansal tablolarının denetimi bağlamında, şirketin ve topluluğun varlığını
sürdürebilmesine ve gelecekteki gelişmesine ilişkin analiz yanında, şirket yönetim kurulunun
raporu ile topluluk yıllık faaliyet raporu bu belgelerin verdiği olanak ölçüsünde şirketin
finansal durumu irdelenir.
(4) Denetim raporunun esas bölümünde;
a) Defter tutma düzeninin, finansal tabloların ve topluluk finansal tablolarının, kanun
ile esas sözleşmenin finansal raporlamaya ilişkin hükümlerine uygun olup olmadığı,
b) Yönetim kurulunun denetçi tarafından denetim kapsamında istenen açıklamaları
yapıp yapmadığı ve belgeleri verip vermediği,
açıkça ifade edilir.
(5)Ayrıca, finansal tablolar ile bunların dayanağı olan defterlerin;
a) Öngörülen hesap planına uygun tutulup tutulmadığı,
b) Türkiye Muhasebe Standartları çerçevesinde, şirketin malvarlığı, finansal ve kârlılık
durumunun resmini gerçeğe uygun olarak ve dürüst bir şekilde yansıtıp yansıtmadığı,
belirtilir.
(6) Denetim çerçevesinde, 398 inci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca bir değerlendirme
yapılmışsa, bunun sonucu ayrı bir raporda gösterilir.
(7) Denetçi, raporunu imzalar ve yönetim kuruluna sunar.
F) Görüş yazıları53
MADDE 403-(1) Denetçi, denetimin sonucunu görüş yazısında açıklar. Bu yazı, Kamu
Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun belirlediği esaslar çerçevesinde,
denetimin konusu, türü, niteliği ve kapsamı yanında denetçinin değerlendirmelerini de içerir.
Denetçi, olumlu görüş verdiği takdirde yazısında, öncelikle 398 inci madde ve Türkiye Denetim
Standartları uyarınca yapılan denetimde, Türkiye Muhasebe Standartları ve diğer gereklilikler
53 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci
fıkralarında yer alan “geçici 3 üncü maddede öngörülen kurumun” ibareleri “Kamu Gözetimi,
Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun”, dördüncü fıkrasında yer alan “Geçici 3 üncü
maddede öngörülen kurum” ibaresi “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu”
şeklinde değiştirilmiştir.bakımından herhangi bir aykırılığa rastlanmadığını; denetim sırasında elde edilen bilgilerine
göre, şirketin veya topluluğun finansal tablolarının doğru olduğunu, malvarlığı ile finansal
duruma ve kârlılığa ilişkin resmin gerçeğe uygun bulunduğunu ve tabloların bunu dürüst bir
şekilde yansıttığını belirtir.
(2) Görüş yazısında, yönetim kurulunun finansal tablolara ilişkin konular bakımından
sorumluluğunu gerektirecek bir sebebin mevcut olmadığına, varsa buna işaret edilir. Görüş
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun belirlediği şekilde ve herkesin
anlayabileceği bir dille yazılır.
(3) Çekinceleri varsa denetçi, olumlu görüş yazısını sınırlandırabilir veya olumsuz
görüş verebilir. Sınırlandırılmış olumlu görüş, finansal tabloların şirketin yetkili kurullarınca
düzeltilebilecek aykırılıklar içerdiği ve bu aykırılıkların tablolarda açıklanmış sonuca
etkilerinin kapsamlı ve büyük olmadığı durumlarda verilir. Sınırlamanın konusu, kapsamı ve
düzeltmenin nasıl yapılabileceği sınırlandırılmış olumlu görüş yazısında açıkça gösterilir.
(4) Şirket defterlerinde, denetlemenin bu Bölüm hükümlerine uygun bir şekilde
yapılmasına ve sonuçlara varılmasına olanak vermeyen ölçüde belirsizliklerin bulunması veya
şirket tarafından denetlenecek hususlarda önemli kısıtlamaların yapılması hâlinde denetçi,
bunları ispatlayabilecek delillere sahip olmasa bile, gerekçelerini açıklayarak görüş vermekten
kaçınabilir. Kaçınma olumsuz görüşün sonuçlarını doğurur. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve
Denetim Standartları Kurumu, kaçınmanın sebep ve usulü ile buna dair gerekçenin esaslarını
bir tebliğ ile düzenler.
(5) (Değişik: 26/6/2012-6335/20 md.) Olumsuz görüş yazılan hâllerde yönetim
kurulu, görüş yazısının kendisine teslimi tarihinden itibaren dört iş günü içinde, genel kurulu
toplantıya çağırır ve genel kurul yeni bir yönetim kurulu seçer. Esas sözleşmede aksi
öngörülmemişse, eski yönetim kurulu üyeleri yeniden seçilebilir. Yeni yönetim kurulu altı ay
içinde, kanuna, esas sözleşmeye ve standartlara uygun finansal tablolar hazırlatır ve bunları
denetleme raporu ile birlikte genel kurula sunar. Sınırlı olumlu görüş verilen hâllerde genel
kurul, gerekli önlemleri ve düzeltmeleri de karara bağlar.
(6) (Ek: 20/11/2017-KHK-696/109 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/102 md.)
Terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 133 üncü
maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde beşinci fıkra hükümleri
kayyımın görevi devam ettiği müddetçe uygulanmaz.
G) Denetçilerin sır saklamadan doğan sorumluluğu
MADDE 404-(1) (Değişik birinci cümle: 26/6/2012-6335/21 md.) Denetçi ve özel
denetçi, bunların yardımcıları ile denetleme yapmasına yardımcı olan temsilcileri, denetimi
dürüst ve tarafsız bir şekilde yapmak ve sır saklamakla yükümlüdür. Faaliyetleri sırasında
öğrendikleri, denetleme ile ilgili olan iş ve işletme sırlarını izinsiz olarak kullanamazlar.
Kasten veya ihmal ile yükümlerini ihlal edenler şirkete ve zarar verdikleri takdirde bağlı
şirketlere karşı sorumludurlar. Zarar veren kişi birden fazla ise sorumluluk müteselsildir.(2) Birinci fıkrada öngörülen yükümün yerine getirilmesinde ihmali bulunan kişiler
hakkında, verdikleri zarar sebebiyle, her bir denetim için yüzbin Türk Lirasına, pay senetleri
borsada işlem gören anonim şirketlerde ise üçyüzbin Türk Lirasına kadar tazminata
hükmedilebilir. İhmalleriyle zarara sebebiyet veren kişilere ilişkin bu sınırlama denetime
birden çok kişinin katılmış veya birden çok sorumluluk doğurucu eylemin gerçekleştirilmiş
olması hâlinde uygulandığı gibi, katılanlardan bazılarının kasıtlı hareket etmiş olmaları
durumunda da geçerlidir.
(3) Denetçinin bağımsız denetim yapmak üzere yetkilendirilen bir sermaye şirketi
olması hâlinde sır saklama yükümü bu kurumun yönetim kurulunu ve üyelerini ve çalışanlarını
da kapsar.54
(4) Bu hükümlerden doğan tazmin yükümü sözleşme ile ne kaldırılabilir ne de
daraltılabilir.
(5) Denetçinin bu maddeden doğan sorumluluğuna ilişkin istemler rapor tarihinden
başlayarak beş yılda zamanaşımına uğrar. Ancak, fiil suç oluşturup da Türk Ceza Kanununa
göre süresi daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da o
zamanaşımı uygulanır.
(6)Ceza mevzuatının, suç ihbarına ilişkin hükümleri saklıdır.
H) Şirket ile denetçi arasındaki görüş ayrılıkları
MADDE 405-(1) Şirket ile denetçi arasında şirketin ve topluluğun yılsonu
hesaplarına, finansal tablolarına ve yönetim kurulunun faaliyet raporuna ilişkin, ilgili
kanunun, idari tasarrufun veya esas sözleşme hükümlerinin yorumu veya uygulanması
konusunda doğan görüş ayrılıkları hakkında, yönetim kurulunun veya denetçinin istemi
üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi dosya üzerinden
karar verir. Karar kesindir.
(2) Dava giderlerinin borçlusu şirkettir.
I) Topluluk ilişkileri için özel denetçi denetimi
MADDE 406-(1) a) Denetçi, şirketin hâkim şirketle veya topluluk şirketleriyle
ilişkileriyle ilgili olarak sınırlı olumlu görüş veya kaçınma yazısı yazmışsa veya
b)Yönetim kurulu, şirketin topluluk tarafından, bazı belirli hukuki işlemler veya uygulanan
önlemler dolayısıyla kayba uğratıldığını ve bunlar dolayısıyla denkleştirme yapılmadığını
açıklamışsa,
herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki
asliye ticaret mahkemesi tarafından şirketin, hâkim şirketle veya hâkim şirkete bağlı
şirketlerden biriyle olan ilişkisini incelemek üzere özel denetçi atanabilir.
54 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir bağımsız
denetleme kuruluşu” ibaresi “bağımsız denetim yapmak üzere yetkilendirilen bir sermaye şirketi”
şeklinde değiştirilmiştir.DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Genel Kurul
A) Genel olarak
MADDE 407-(1)Pay sahipleri şirket işlerine ilişkin haklarını genel kurulda
kullanırlar. Kanuni istisnalar saklıdır.
(2) Murahhas üyelerle en az bir yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısında hazır
bulunmaları şarttır. Diğer yönetim kurulu üyeleri genel kurul toplantısına katılabilirler. Denetçi
(…)55 genel kurulda hazır bulunur. Üyeler ve denetçiler görüş bildirebilirler.
(3) 333 üncü madde gereğince belirlenen şirketlerin genel kurul toplantılarında Gümrük
ve Ticaret Bakanlığının temsilcisi de yer alır. Diğer şirketlerde, hangi durumlarda Bakanlık
temsilcisinin genel kurulda bulunacağı ve genel kurul toplantıları için temsilcilerin
görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar ile bunların nitelik, görev ve yetkileri ayrıca ücret
tarifeleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. Bakanlık
temsilcisinin toplantıya katılma giderleri ve ücretleri ilgili şirket tarafından karşılanır.
B) Görev ve yetkileri
MADDE 408-(1) Genel kurul, kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülmüş
bulunan hâllerde karar alır.
(2) Çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkiler saklı
kalmak üzere, genel kurula ait aşağıdaki görevler ve yetkiler devredilemez:
a) Esas sözleşmenin değiştirilmesi.
b) Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve
prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları.
c) (Değişik: 26/6/2012-6335/22 md.) Kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin
seçimi ile görevden alınması.
d) Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa,
kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak
kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması.
e) Kanunda öngörülen istisnalar dışında şirketin feshi.
f) Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı.
(3)Tek pay sahipli anonim şirketlerde bu pay sahibi genel kurulun tüm yetkilerine
sahiptir. Tek pay sahibinin genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerlilik kazanabilmeleri
için yazılı olmaları şarttır.
C) Toplantılar
MADDE 409-(1) Genel kurullar olağan ve olağanüstü toplanır. Olağan toplantı her
faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır. Bu toplantılarda, organların seçimine,
finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr
ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet
dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılır, karar alınır.
55 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve kendilerini
ilgilendiren konularda işlem denetçisi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.(2) Gerektiği takdirde genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır.
(3) Aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde genel kurul, şirket merkezinin
bulunduğu yerde toplanır.
D) Çağrı
I – Yetki
1. Yetkili ve görevli organlar
MADDE 410-(1) Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından
toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu
toplantıya çağırabilirler.
(2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına
imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay
sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir.
2. Azlık
a) Genel olarak
MADDE 411-(1) Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini
oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi
belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara
bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı
hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.
(2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde
yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış
olmalıdır.
(3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır.
(4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde
yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır.
b) Mahkemenin izni
MADDE 412-(1)Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin
istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap
verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya
çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir.
Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca
çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için
gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme
dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.II – Gündem
MADDE 413-(1) Gündem, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlenir.
(2) Gündemde bulunmayan konular genel kurulda müzakere edilemez ve karara
bağlanamaz. Kanuni istisnalar saklıdır.
(3) Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu
finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgilisayılır.
III – Çağrının şekli
1. Genel olarak
MADDE 414-(1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin
internetsitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı,
ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay
defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı
belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı
veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.
(2) Sermaye Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü saklıdır.
2. Genel kurula katılmaya yetkili olan pay sahipleri
MADDE 415-(1) Genel kurul toplantısına, yönetim kurulu tarafından düzenlenen
“hazır bulunanlar listesi”nde adı bulunan pay sahipleri katılabilir.
(2) Hazır bulunanlar listesinde adı bulunan senede bağlanmamış payların, ilmuhaberlerin
nama yazılı payların sahipleri ve Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca kayden
izlenen pay sahipleri veya anılanların temsilcileri genel kurula katılır. Gerçek kişilerin kimlik
göstermeleri, tüzel kişilerin temsilcilerinin vekâletname ibraz etmeleri şarttır.56
(3) (Mülga:27/12/2020-7262/28 md.)
(4)Genel kurula katılma ve oy kullanma hakkı, pay sahibinin payların sahibi olduğunu
kanıtlayan belgeleri veya pay senetlerini şirkete bir kredi kuruluşuna veya başka bir yere depo
edilmesi şartına bağlanamaz.
3. Çağrısız genel kurul
MADDE 416-(1) Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda
bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına
ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak
toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler.
(2) Çağrısız toplanan genel kurulda, gündeme oybirliği ile madde eklenebilir; aksine
esas sözleşme hükmü geçersizdir.
56 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “10/A” ibaresi “13 üncü”
şeklinde değiştirilmiştir.E) Toplantının yapılması
I – Hazır bulunanlar listesi57
MADDE 417-(1) Yönetim kurulu, hamiline yazılı pay sahipleri ile Sermaye Piyasası
Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca genel kurula katılabilecek kayden izlenen payların
sahiplerine ilişkin listeyi, Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı “pay sahipleri çizelgesi”ne
göre düzenler.
(2) Yönetim kurulu, kayden izlenmeyen paylar ile ilgili olarak genel kurula
katılabilecekler listesini düzenlerken, senede bağlanmamış bulunan veya nama yazılı olan
paylar ile ilmühaber sahipleri için pay defteri kayıtlarını (…)57 dikkate alır.
(3) Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre düzenlenecek genel kurula
katılabilecekler listesi, yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanır ve toplantıdan önce genel
kurulun yapılacağı yerde bulundurulur. Listede özellikle, pay sahiplerinin ad ve soyadları
veya unvanları, adresleri, sahip oldukları pay miktarı, payların itibarî değerleri, grupları,
şirketin esas sermayesi ile ödenmiş olan tutar veya çıkarılmış sermaye toplantıya aslen ve
temsil yoluya katılacakların imza yerleri gösterilir.
(4) Genel kurula katılanların imzaladığı liste “hazır bulunanlar listesi” adını alır.
(5) (Değişik:27/12/2020-7262/29 md.) Pay sahipleri çizelgesinin Merkezi Kayıt
Kuruluşundan sağlanmasının usul ve esasları, gereğinde genel kurul toplantısının yapılacağı
gün ile sınırlı olmak üzere payların devrinin yasaklanması ve ilgili diğer konular Sermaye
Piyasası Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca kayden izlenen paylara ilişkin olarak Sermaye
Piyasası Kurulu, hamiline yazılı paylar bakımından ise Ticaret Bakanlığı tarafından bir tebliğ
ile düzenlenir.
II – Toplantı ve karar nisabı
MADDE 418-(1) Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır
nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların
sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması
şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için
nisap aranmaz.
(2) Kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir.
III – Toplantı başkanlığı ve iç yönerge
MADDE 419-(1) Esas sözleşmede aksine herhangi bir düzenleme yoksa, toplantıyı,
genel kurul tarafından seçilen, pay sahibi sıfatını taşıması şart olmayan bir başkan yönetir.
Başkan tutanak yazmanı ile gerek görürse oy toplama memurunu belirleyerek başkanlığı
oluşturur. Gereğinde başkan yardımcısı da seçilebilir.
57 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı 29 uncu maddesiyle, birinci fıkrada yer alan “Sermaye Piyasası
Kanununun 10/A” ibaresi “hamiline yazılı pay sahipleri ile Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü”
şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan “, hamiline yazılı pay senedi sahipleri bakımından da
giriş kartı alanları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.(2) Anonim şirket yönetim kurulu, genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin
kuralları içeren, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından, asgari unsurları belirlenecek olan bir
iç yönerge hazırlar ve genel kurulun onayından sonra yürürlüğe koyar. Bu iç yönerge tescil ve
ilan edilir.
IV – Toplantının ertelenmesi
MADDE 420-(1) Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin
onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel
kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya
bırakılır. Erteleme, 414 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde pay sahiplerine
ilanla bildirilir veinternetsitesinde yayımlanır. İzleyen toplantı için genel kurul, kanunda
öngörülen usule uyularak toplantıya çağrılır.
(2) Azlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların müzakeresinin
tekrar geri bırakılmasının istenebilmesi, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş
bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca
cevap verilmemiş olması şarttır.
V – Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisapları
MADDE 421-(1) Kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı
takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az yarısının temsil
edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. İlk toplantıda
öngörülen toplantı nisabı elde edilemediği takdirde, en geç bir ay içinde ikinci bir toplantı
yapılabilir. İkinci toplantı için toplantı nisabı, şirket sermayesinin en az üçte birinin toplantıda
temsil edilmesidir. Bu fıkrada öngörülen nisapları düşüren veya nispî çoğunluğu öngören esas
sözleşme hükümleri geçersizdir.
(2) Aşağıdaki esas sözleşme değişikliği kararları, sermayenin tümünü oluşturan
payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliğiyle alınır:
a) Bilanço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük koyan
kararlar.
b) Şirketin merkezinin yurt dışına taşınmasına ilişkin kararlar.
(3) Aşağıdaki esas sözleşme değişikliği kararları, sermayenin en az yüzde yetmişbeşini
oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınır:
a) Şirketin işletme konusunun tamamen değiştirilmesi.
b) İmtiyazlı pay oluşturulması.
c) Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması.
(4) İkinci ve üçüncü fıkralarda öngörülen nisaplara ilk toplantıda ulaşılamadığı
takdirde izleyen toplantılarda da aynı nisap aranır.
(5) Pay senetleri menkul kıymet borsalarında işlem gören şirketlerde, aşağıdaki
konularda karar alınabilmesi için, yapılacak genel kurul toplantılarında, esas sözleşmelerinde
aksine hüküm yoksa, 418 inci maddedeki toplantı nisabı uygulanır:a) Sermayenin artırılması ve kayıtlı sermaye tavanının yükseltilmesine ilişkin esas
sözleşme değişiklikleri.
b) Birleşmeye, bölünmeye ve tür değiştirmeye ilişkin kararlar.
(6) İşletme konusunun tamamen değiştirilmesi veya imtiyazlı pay oluşturulmasına
ilişkin genel kurul kararına olumsuz oy vermiş nama yazılı pay sahipleri, bu kararın Türkiye
Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasından itibaren altı ay boyunca payların devredilebilirliği
hakkındaki kısıtlamalarla bağlı değildirler.
VI – Tutanak
MADDE 422-(1) Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip
oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda sorulan soruları,
verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların
sayılarını içerir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi
hâlde geçersizdir.
(2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili
müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan
ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulur.58
VII – Kararların etkisi
MADDE 423-(1) Genel kurul tarafından verilen kararlar toplantıda hazır bulunmayan
veya olumsuz oy veren pay sahipleri hakkında da geçerlidir.
VIII – Bilançonun onaylanmasına ilişkin karar
MADDE 424-(1) Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine
açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası
sonucunu doğurur. Bununla beraber, bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi
belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı
hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onama ibra etkisini doğurmaz.
F) Pay sahibinin kişisel hakları
I – Genel kurula katılma
1. İlke
MADDE 425-(1) Pay sahibi, paylarından doğan haklarını kullanmak için, genel
kurula kendisi katılabileceği gibi, pay sahibi olan veya olmayan bir kişiyi de temsilcisi olarak
genel kurula yollayabilir. Temsilcinin pay sahibi olmasını öngören esas sözleşme hükmü
geçersizdir.
58 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “memurluğuna”
ibaresi “müdürlüğüne” şeklinde değiştirilmiştir.2. Şirkete karşı yetkili olma
MADDE 426-(1) Senede bağlanmamış paylardan, nama yazılı pay senetlerinden ve
ilmühaberlerden doğan pay sahipliği hakları, pay defterinde kayıtlı bulunan pay sahibi veya
pay sahibince, yazılı olarak yetkilendirilmiş kişi tarafından kullanılır.
(2) Hamiline yazılı pay senedinin zilyedi bulunduğunu ispat eden ve Merkezi Kayıt
Kuruluşuna bildirilen kimse, şirkete karşı pay sahipliğinden doğan hakları kullanmaya
yetkilidir.59
3. Pay sahibinin temsili
a) Genel olarak
MADDE 427-(1) Katılma haklarını temsilci olarak kullanan kişi, temsil edilenin
talimatına uyar. Talimata aykırılık, oyu geçersiz kılmaz. Temsil edilenin temsilciye karşı
hakları saklıdır.
(2) Hamiline yazılı pay senedini, rehin, hapis hakkı, saklama sözleşmesi veya kullanım
ödüncü sözleşmesi ve benzeri sözleşmeler sebebiyle elde bulunduran kimse, pay sahipliği
haklarını, ancak pay sahibi tarafından özel bir yazılı belge ile yetkilendirilmişse kullanabilir.
b) Organın temsilcisi, bağımsız temsilci ve kurumsal temsilci
MADDE 428– (Mülga: 15/2/2018-7099/23 md.)
c) Tevdi eden temsilcisi
MADDE 429-(1) Tevdi eden temsilcisi, kendisine tevdi edilmiş bulunan pay ve pay
senetlerinden doğan katılma ve oy haklarını tevdi eden adına kullanma yetkisini haizse, nasıl
hareket etmesi gerektiği konusunda talimat almak için, her genel kurul toplantısından önce,
tevdi edene başvurmak zorundadır.
(2) Zamanında istenmiş olup da talimat alınamamışsa, tevdi edilen kişi, katılma ve oy
haklarını, tevdi edenin genel talimatı uyarınca kullanır; böyle bir talimatın yokluğu hâlinde
oy, yönetim kurulunun yaptığı öneriler yönünde verilir.
(3) Bu madde anlamında tevdi olunan kişiler, bağlı olacakları esas ve usuller ve temsil
belgesinin içeriği Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca bir yönetmelikle düzenlenir.
d) Bildirge
MADDE 430– (Mülga: 15/2/2018-7099/23 md.)
e) Bildirim
MADDE 431– (Mülga: 15/2/2018-7099/23 md.)
59 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı 30 uncu maddesiyle, bu fıkraya “ispat eden” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ve Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilen” ibaresi eklenmiştir.4. Birden çok hak sahibi
MADDE 432-(1) Bir pay, birden çok kişinin ortak mülkiyetindeyse, bunlar içlerinden
birini veya üçüncü bir kişiyi, genel kurulda paydan doğan haklarını kullanması için temsilci
olarak atayabilirler.
(2)Bir payın üzerinde intifa hakkı bulunması hâlinde, aksi kararlaştırılmamışsa, oy
hakkı, intifa hakkı sahibi tarafından kullanılır. Ancak, intifa hakkı sahibi, pay sahibinin
menfaatlerini hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutarak hareket etmemiş olması
dolayısıyla pay sahibine karşı sorumludur.
II – Yetkisiz katılma
MADDE 433-(1)Oy hakkının kullanılmasına ilişkin sınırlamaları dolanmak veya
herhangi bir şekilde etkisiz bırakmak amacıyla, payların veya pay senetlerinin devri ya da pay
senetlerinin başkasına verilmesi geçersizdir.
(2)Yetkisiz katılmalarla ilgili olarak her pay sahibi, toplantı başkanlığına itirazda
bulunabilir, itirazını ve yönetim kuruluna da itirazda bulunmuş olduğunu tutanağa geçirtebilir.
III – Oy hakkı
1. İlke
MADDE 434-(1)Pay sahipleri, oy haklarını genel kurulda, paylarının toplam itibarî
değeriyle orantılı olarak kullanır. 1527 nci maddenin beşinci fıkrası hükmü saklıdır.
(2)Her pay sahibi sadece bir paya sahip olsa da en az bir oy hakkını haizdir. Şu kadar
ki, birden fazla paya sahip olanlara tanınacak oy sayısı esas sözleşmeyle sınırlandırılabilir.
(3)Şirketin finansal durumunun düzeltilmesi sırasında payların itibarî değerleri
indirilmişse payların indiriminden önceki itibarî değeri üzerinden tanınan oy hakkı korunabilir.
(4)Gümrük ve Ticaret Bakanlığı halka açık olmayan anonim şirketlerde birikimli oyu
bir tebliğle düzenleyebilir.
2. Oy hakkının doğumu
MADDE 435-(1)Oy hakkı, payın, kanunen veya esas sözleşmeyle belirlenmiş
bulunan en az miktarının ödenmesiyle doğar.
3. Oydan yoksunluk
MADDE 436-(1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları
şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel
nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin
olan müzakerelerde oy kullanamaz.
(2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler,
yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan
oy haklarını kullanamaz.IV – Bilgi alma ve inceleme hakkı
MADDE 437-(1)Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun
yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel
kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin
incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre
ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi,
gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.
(2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden
denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200
üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme
ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden
herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir
pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam
ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.
(3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı
veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile
reddedilebilir.
(4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren
kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta
kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.
(5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen,
ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer
hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine
başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel
kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.
(6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin
kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.
V – Özel denetim isteme hakkı
1. Genel kurulun kabulü
MADDE 438-(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli
olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel
bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.
(2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket
merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını
isteyebilir.2. Genel kurulun reddi
MADDE 439-(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde,
sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay
sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri
üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi
atamasını isteyebilir.
(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas
sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde
ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır.
3. Atama
MADDE 440-(1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir.
(2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek
bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir.
4. Görev
MADDE 441-(1) Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz
yere aksatılmaksızın yapılmalıdır.
(2)Yönetim kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli
evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin verir.
(3) Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli
olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlüdür. Uyuşmazlık hâlinde kararı
mahkeme verir. Mahkemenin kararı kesindir.
(4) Özel denetçi, şirketin özel denetimin sonuçlarına ilişkin görüşünü alır.
(5) Özel denetçi sır saklamakla yükümlüdür.
5. Rapor
MADDE 442-(1) Özel denetçi, incelemenin sonucu hakkında, şirketin sırlarını da
koruyarak, mahkemeye ayrıntılı bir rapor verir.
(2) Mahkeme, raporu şirkete tebliğ eder ve şirketin, raporun açıklanmasının şirket
sırlarını veya şirketin korunmaya değer diğer menfaatlerini zarara uğratıp uğratmayacağına ve
bu sebeple istem sahiplerine sunulmamasına ilişkin istemi hakkında karar verir.
(3) Mahkeme, şirket ve istem sahiplerine, açıklanan rapor hakkında, değerlendirmeleri
bildirmek ve ek soru sormak imkânını tanır.
6. İşleme konulma ve açıklama
MADDE 443-(1) Yönetim kurulu, raporu ve buna ilişkin değerlendirmeleri, ilk genel
kurula sunar.
(2) Her pay sahibi, genel kurul toplantısını izleyen bir yıllık süre içinde şirketten
raporun ve yönetim kurulunun görüşünün bir suretinin verilmesini isteyebilir.7. Giderler
MADDE 444-(1) Mahkeme, özel denetçi atanmasını kabul etmişse, şirketçe ödenmesi
gereken avansı ve giderleri belirtir. Özel hâl ve şartların haklı göstermesi hâlinde giderler
kısmen veya tamamen istem sahiplerine yükletilebilir.
(2) Genel kurul özel denetçinin atanmasına karar vermişse giderler şirkete ait olur.
G) Genel kurul kararlarının iptali
I – İptal sebepleri
MADDE 445-(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme
hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar
tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde
iptal davası açabilirler.
II – İptal davası açabilecek kişiler
MADDE 446-(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu
muhalefetini tutanağa geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da
olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel
kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy
kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini
ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren
pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu
üyelerinden her biri,
iptal davası açabilir.
H) Butlan
MADDE 447-(1) Genel kurulun, özellikle;
a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan
vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,
b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen
ölçü dışında sınırlandıran,
c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine
aykırı olan,
kararları batıldır.
I) Çeşitli hükümler
I – İlan, teminat ve kanun yolu
MADDE 448-(1) Yönetim kurulu iptal veya butlan davasının açıldığını ve duruşma
gününü usulüne uygun olarak ilan eder ve şirketin internet sitesine koyar.(2) İptal davasında üç aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya
başlanamaz. Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür.
(3) Mahkeme, şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat
göstermesine karar verebilir. Teminatın nitelik ve miktarını mahkeme belirler.
II – Kararın yürütülmesinin geri bırakılması
MADDE 449-(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı
takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın
yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.
III – Kararın etkisi
MADDE 450-(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme
kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu
bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internetsitesine koymak
zorundadır.
IV – Kötüniyetle iptal ve butlan davası açanların sorumluluğu
MADDE 451-(1) Genel kurulun kararına karşı, kötüniyetle iptal veya butlan davası
açıldığı takdirde, davacılar bu sebeple şirketin uğradığı zararlardan müteselsilen sorumludurlar.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Esas Sözleşmenin Değiştirilmesi
BİRİNCİ AYIRIM
Genel Olarak
A) İlke
MADDE 452-(1) Genel kurul, aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde,
kanunda öngörülen şartlara uyarak, esas sözleşmenin bütün hükümlerini değiştirebilir;
müktesep ve vazgeçilmez haklar saklıdır.
B) Usul
I – Gümrük ve Ticaret Bakanlığının izni ve genel kurul kararı
MADDE 453-(1) Genel kurul, esas sözleşmenin değiştirilmesi için toplantıya
çağrıldığı takdirde; 333 üncü madde uyarınca Gümrük ve Ticaret Bakanlığının izninin
alınmasının gerekli olduğu şirketlerde izni alınmış, diğer şirketlerde, yönetim kurulunca
karara bağlanmış bulunan değişiklik taslağının, değiştirilecek mevcut hükümlerle birlikte
414 üncü maddenin birinci
fıkrasının birinci cümlesinde belirtildiği şekilde ilanı gerekir. Genel kurulun kararına
421 inci maddede öngörülen nisaplar uygulanır.II – İmtiyazlı pay sahipleri özel kurulu
MADDE 454– (1) Genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesine, yönetim kuruluna
sermayenin arttırılması konusunda yetki verilmesine dair kararıyla yönetim kurulunun
sermayenin arttırılmasına ilişkin kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek
nitelikte ise bu karar anılan pay sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda, aşağıdaki
hükümler uyarıca, alacakları bir kararla onanmadıkça uygulanamaz.
(2) Yönetim kurulu, en geç genel kurul kararının ilan edildiği tarihten itibaren bir ay
içinde özel kurulu toplantıya çağırır. Aksi hâlde, her imtiyazlı pay sahibi yönetim kurulunun
çağrı süresinin son gününden başlamak üzere, onbeş gün içinde, bu kurulun toplantıya
çağrılmasını şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir.
(3)Özel kurul imtiyazlı payları temsil eden sermayenin yüzde altmışının çoğunluğuyla
toplanır ve toplantıda temsil edilen payların çoğunluğuyla karar alır. İmtiyazlı pay
sahiplerinin haklarının ihlal edildiği sonucuna varılırsa karar gerekçeli bir tutanakla belirtilir.
Tutanağın on gün içinde şirket yönetim kuruluna teslimi zorunludur. Tutanakla birlikte, genel
kurul kararının onaylanmasına olumsuz oy verenlerin, en az nisabı oluşturan sayıda imzalarını
içeren liste ile bu maddenin sekizinci fıkrası hükmü gereği açılabilecek dava için geçerli
olmak üzere ortak bir tebligat adresi de yönetim kuruluna verilir. Tutanak, birlikte verilen
bilgilerle beraber tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. Bu hükümdeki
şartlara uyulmadığı takdirde özel kurul kararı alınmamış sayılır.
(4) Genel kurulda, imtiyazlı payların sahip veya temsilcileri, esas sözleşmenin
değiştirilmesine, üçüncü fıkrada öngörülen toplantı ve karar nisabına uygun olarak olumlu oy
vermişlerse ayrıca özel toplantı yapılmaz.
(5)Çağrıya rağmen, süresi içinde özel kurul toplanamazsa, genel kurul kararı
onaylanmış sayılır.
(6) Özel kurul toplantısında, 407 nci maddenin üçüncü fıkrası çerçevesinde, Bakanlık
temsilcisi de hazır bulunur ve tutanağı imzalar.
(7)Yönetim kurulu, özel kurulun onaylamama kararı aleyhine, karar tarihinden
itibaren bir ay içinde, genel kurulun söz konusu kararının pay sahiplerinin haklarını ihlal
etmediği gerekçesi ile, bu kararın iptali ile genel kurul kararının tescili davasını, şirketin
merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açabilir.
(8) İptal davası, genel kurul kararının onaylanmasına olumsuz oy kullananlara karşı
yöneltilir.
III – Tescil
MADDE 455-(1) Esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararı,
yönetim kurulu tarafından, şirket merkezinin ve şubelerinin bulunduğu yerin ticaret siciline
tescil edilir; ayrıca ilana bağlı hususlar ilan ettirilir; tescil ve ilan edilen karar şirketininternet
sitesine konulur. Değiştirme kararı üçüncü kişilere karşı tescilden önce hüküm ifade etmez.İKİNCİ AYIRIM
Özel Değişiklikler
A) Sermayenin artırılması
I – Ortak hükümler
1. Genel olarak
MADDE 456-(1) İç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdî bedelleri
tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan
tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez.
(2) Artırıma, esas sermaye sisteminde 459 uncu maddeye göre genel kurul; kayıtlı
sermaye sisteminde, 460 ıncı madde gereğince, yönetim kurulu karar verir. Esas sözleşmenin
ilgili hükümlerinin, gerekli olduğu hâllerde izni alınmış bulunan değişik şekli, genel kurulda
değiştirilerek kabul edilmişse, bunun Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca onaylanması şarttır.
(3) Artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde
tescil edilemediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz
hâle gelir ve 345 inci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
(4) 353 ve 354 üncü maddeler ile 355 inci maddenin birinci fıkrası tüm sermaye
artırımı türlerine kıyas yoluyla uygulanır.
(5) Sermayenin artırılması kararının tesciline, aşağıdaki özel hükümler saklı kalmak
kaydıyla, 455 inci madde uygulanır.
2. Yönetim kurulunun beyanı
MADDE 457-(1) Yönetim kurulu tarafından sermaye artırımının türüne göre bir
beyan imzalanır. Beyan, bilgiyi açık, eksiksiz, doğru ve dürüst bir şekilde verme ilkesine göre
hazırlanır.
(2) Beyanda;
a) Nakdî sermaye konuluyorsa; artırılan kısmın tamamen taahhüt edildiği, kanun veya
esas sözleşme gereğince ödenmesi gerekli tutarın ödendiği; ayni sermaye konuluyor veya bir
ayın devralınıyorsa bunlara verilecek karşılığın uygun olduğu (…)60 devralınan ayni sermaye,
aynın türü, değerlendirmenin yöntemi, isabeti ve haklılığı; bir borcun takası söz konusu ise,
bu borcun varlığı, geçerliliği ve takas edilebilirliği; sermayeye dönüştürülen fonun veya yedek
akçenin serbestçe tasarruf olunabilirliği; gerekli organların ve kurumların onaylarının alındığı;
kanuni ve idari gerekliliklerin yerine getirildiği; rüçhan hakları sınırlandırılmış veya
kaldırılmışsa bunun sebepleri, miktarı ve oranı; kullanılmayan rüçhan haklarının kimlere,
niçin, ne fiyatla verildiği hakkında belgeli ve gerekçeli açıklamalar yer alır.
b) İç kaynaklardan yapılan sermaye artırımının hangi kaynaklardan karşılandığı, bu
kaynakların gerçekliği ve şirket malvarlığı içinde varoldukları konusunda garanti verilir.
c) Şartlı sermaye artırımının ve uygulamasının kanuna uygunluğu belirtilir.
60 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 73 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan yer alan “ve 349
uncu maddede yer alan hususların somut olayda mevcut bulunması hâlinde bunlara ilişkin
açıklamalar” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.d) (…)61 hizmet sunanlara ve diğer kimselere ödenen ücretler, sağlanan menfaatler
hakkında, emsalleriyle karşılaştırma yapılarak, bilgi verilir.
3. Denetleme raporu
MADDE 458– (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.)
II – Sermaye taahhüdü yoluyla artırım
1. Esas sermaye sisteminde
MADDE 459-(1) Artırılan sermayeyi temsil eden payların tamamı ya değişik esas
sözleşmede ya da iştirak taahhütnamelerinde taahhüt edilir.
(2) İştirak taahhüdü, yeni pay almaya ilişkin 461 inci madde çerçevesinde, kayıtsız,
şartsız ve yazılı olarak yapılır. İştirak taahhütnamesi, taahhütnamenin verilmesine sebep olan
sermaye artırımı belirtilerek; taahhüt edilen payların sayılarını, itibarî değerlerini, cinslerini,
gruplarını, peşin ödenen tutarı, taahhütle bağlı olunulan süreyi ve varsa çıkarma primi ile
taahhüt sahibinin imzasını içerir.
(3) Bu tür sermaye artırımında nakdî sermaye taahhüdüne 341 inci, ayni sermaye
konulmasına 342 ve 343 üncü, bedellerin ödenmesine 344 ve 345 inci, halka arz edilecek
paylara 346 ncı, ihraç edilecek paylara 347 nci madde kıyas yoluyla uygulanır.
2. Kayıtlı sermaye sisteminde
MADDE 460-(1)Halka açık olmayan bir anonim şirkette, ilk veya değiştirilmiş esas
sözleşme ile, esas sözleşmede belirlenen kayıtlı sermaye tavanına kadar sermayeyi artırma
yetkisi, yönetim kuruluna tanındığı takdirde, bu kurul, sermaye artırımını, bu Kanundaki
hükümler çerçevesinde ve esas sözleşmede öngörülen yetki sınırları içinde gerçekleştirebilir.
Bu yetki en çok beş yıl için tanınabilir.
(2) Sermayenin artırılabilmesi için, yönetim kurulu, esas sözleşmenin sermayeye
ilişkin hükümlerinin, 333 üncü madde uyarınca gerekli olması hâlinde, Gümrük ve Ticaret
Bakanlığından izni alınmış şekillerini, sermayenin artırılmasına ilişkin kararını, imtiyazlı
paylara ve rüçhan haklarına ilişkin sınırlamaları, prime dair kayıtları ve bunun uygulanması
hakkındaki kuralları, esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde ilan eder ve internet sitesinde
yayımlar. Yönetim kurulu, bu kararında; artırılan sermayenin tutarını, çıkarılacak yeni
payların itibarî değerlerini, sayılarını, cinslerini, primli ve imtiyazlı olup olmadıklarını, rüçhan
hakkının sınırlandırılıp sınırlandırılmadığını, kullanılma şartları ile süresini belirtir ve bu
hususlarla kamuyu aydınlatma ilkesi uyarınca gerekli olan diğer konularda bilgi verir.
(3) Çıkarılacak yeni payların taahhüdü, ödenmesi gereken en az nakdî tutar, ayni
sermaye konulması ve diğer konular hakkında 459 uncu madde hükümleri kıyas yoluyla
uygulanır.
61 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “Sermaye
artırımını inceleyen işlem denetçisi ile” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.(4) Yönetim kurulunun, imtiyazlı veya itibarî değerinin üzerinde pay çıkarabilmesi ve pay
sahiplerinin yeni pay alma haklarını sınırlandırabilmesi için esas sözleşmeyle yetkilendirilmiş
olması şarttır.
(5) Yönetim kurulu kararları aleyhine, pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri, 445
inci maddede öngörülen sebeplerin varlığı hâlinde kararın ilanı tarihinden itibaren bir ay
içinde iptal davası açabilirler. Bu davaya 448 ilâ 451 inci maddeler kıyas yoluyla uygulanır.
(6) Sermaye artırımının yukarıdaki hükümlere uygun olarak gerçekleştirilmesinden
sonra, çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşmenin sermaye maddesinin yeni şekli,
yönetim kurulunca tescil ettirilir.
(7) Sermaye Piyasası Kanununun halka açık anonim şirketlere ilişkin hükümleri saklıdır.
3. Rüçhan hakkı
MADDE 461-(1) Her pay sahibi, yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye
oranına göre, alma hakkını haizdir.
(2) Genel kurulun, sermayenin artırımına ilişkin kararı ile pay sahibinin rüçhan hakkı,
ancak haklı sebepler bulunduğu takdirde ve en az esas sermayenin yüzde altmışının olumlu
oyu ile sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Özellikle, halka arz, işletmelerin, işletme
kısımlarının, iştiraklerin devralınması ve işçilerin şirkete katılmaları haklı sebep kabul olunur.
Rüçhan hakkının sınırlandırılması ve kaldırılmasıyla, hiç kimse haklı görülmeyecek şekilde,
yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz. Nisaba ilişkin şart dışında bu hüküm kayıtlı
sermaye sisteminde yönetim kurulu kararına da uygulanır. Yönetim kurulu, rüçhan hakkının
sınırlandırılmasının veya kaldırılmasının gerekçelerini; yeni payların primli ve primsiz
çıkarılmasının sebeplerini; primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile açıklar. Bu rapor da tescil
ve ilan edilir.
(3) Yönetim kurulu yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esaslarını bir karar ile
belirler ve bu kararda pay sahiplerine en az onbeş gün süre verir. Karar tescil ve 35 inci
maddedeki (…)62 gazetede ilan olunur. Ayrıca şirketin internet sitesine konulur.
(4) Rüçhan hakkı devredilebilir.
(5) Şirket, rüçhan hakkı tanıdığı pay sahiplerinin, bu haklarını kullanmalarını, nama
yazılı payların devredilmelerinin esas sözleşmeyle sınırlandırılmış olduğunu ileri sürerek
engelleyemez.
III – İç kaynaklardan sermaye artırımı
MADDE 462-(1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrılmış ve belirli bir
amaca özgülenmemiş yedek akçeler ile kanuni yedek akçelerin serbestçe kullanılabilen
kısımları ve mevzuatın bilançoya konulmasına ve sermayeye eklenmesine izin verdiği fonlar
sermayeye dönüştürülerek sermaye iç kaynaklardan artırılabilir.
62 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “gazete ile tirajıen
az ellibin olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan bir” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.(2) Sermayenin artırılan kısmını, iç kaynaklardan karşılayan tutarın şirket bünyesinde
gerçekten varolduğu, onaylanmış yıllık bilanço ve yönetim kurulunun vereceği açık ve yazılı
bir beyanla doğrulanır. Bilanço tarihinin üzerinden altı aydan fazla zaman geçmiş olduğu
takdirde, yeni bir bilanço çıkarılması ve bunun yönetim kurulu tarafından onaylanmış olması
şarttır.63
(3) Bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması
hâlinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden, sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye
artırılamaz. Hem bu fonların sermayeye dönüştürülmesi hem de aynı zamanda ve aynı oranda
sermayenin taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılabilir. Artırım genel kurul veya yönetim
kurulu kararının ve esas sözleşmenin ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşir.
Tescil ile o anda mevcut pay sahipleri mevcut paylarının sermayeye oranına göre bedelsiz
payları kendiliğinden iktisap ederler. Bedelsiz paylar üzerindeki hak kaldırılamaz ve
sınırlandırılamaz; bu haktan vazgeçilemez.
IV – Şarta bağlı sermaye artırımı
1. İlke
MADDE 463-(1) Genel kurul, yeni çıkarılan tahviller veya benzeri borçlanma
araçları nedeniyle, şirketten veya topluluk şirketlerinden alacaklı olanlara veya çalışanlara,
esas sözleşmede değiştirme veya alım haklarını kullanmak yoluyla yeni payları edinmek
hakkı sağlamak suretiyle, sermayenin şarta bağlı artırılmasına karar verebilir.
(2) Sermaye, değiştirme veya alım hakkı kullanıldığı ve sermaye borcu takas veya
ödeme yoluyla yerine getirildiği anda ve ölçüde kendiliğinden artar.
2. Sınırlar
yarısını aşamaz.
MADDE 464-(1) Şartlı olarak artırılan sermayenin toplam itibarî değeri sermayenin
(2) Yapılan ödeme, en az, nominal değere eşit olmalıdır.
3. Esas sözleşmedeki dayanak
MADDE 465-(1) Esas sözleşme;
a) Şarta bağlı sermaye artırımının itibarî değerini,
b) Payların sayılarını, itibarî değerlerini, türlerini,
c) Değiştirme veya alım hakkından yararlanabilecek grupları,
d) Mevcut pay sahiplerinin rüçhan haklarının kaldırılmış bulunduğunu ve bunun miktarını,
e) Belli pay gruplarına tanınacak imtiyazları,
f) Yeni nama yazılı payların devrine ilişkin sınırlamaları,
içerir.
63 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “işlem
denetçisinin” ibaresi “yönetim kurulunun” ve “işlem denetçisi” ibaresi “yönetim kurulu” şeklinde
değiştirilmiştir.(2) Tahviller ve benzeri borçlanma araçlarına bağlı değiştirme ve alım hakları içeren
tahviller veya benzeri borçlanma araçları, öncelikle pay sahiplerine önerilmiyorsa, esas sözleşme
ayrıca;
a) Değiştirme veya alım haklarının kullanılma şartlarını,
b) İhraç bedelinin hesaplanmasına ilişkin esasları,
da açıklar.
(3) Şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin esas sözleşme hükmünün tescilinden önce
tanınmış bulunan değiştirme ve alım hakları batıldır.
4. Pay sahiplerinin korunması
MADDE 466-(1) Şarta bağlı sermaye artırımında, tahvillere ve benzeri borçlanma
araçlarına bağlı olarak değiştirme ve alım hakları içeren senetler ihraç edildiği takdirde,
bunlar önce, mevcut payları oranında, pay sahiplerine önerilir.
(2) Bu önerilmeye muhatap olma hakkı, haklı sebeplerin varlığında kaldırılabilir veya
sınırlandırılabilir.
(3) Şarta bağlı sermaye artırımı için gerekli olan rüçhan ve önerilmeye muhatap olma
haklarının kaldırılması veya sınırlandırılmasından dolayı, hiç kimse haklı görülmeyecek bir
şekilde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz.
5. Değiştirme veya alım hakkını haiz bulunan kişilerin korunması
MADDE 467-(1) Kendilerine nama yazılı payları iktisap etme hakkı tanınmış
bulunan değiştirme veya alım hakkını haiz alacaklılar veya çalışanlar, bu tür payların
devirlerinin sınırlandırılmış olduğu gerekçesiyle, söz konusu hakları kullanmaktan
engellenemezler; meğerki, bu husus, esas sözleşmede ve izahnamede saklı tutulmuş olsun.
(2) Değiştirme veya alım hakları, sermaye artırımı yapılması, yeni değiştirme veya
alım hakları tanınması veya başka bir yolla kayba uğratılamaz; meğerki, değiştirme fiyatı
indirilmiş veya hak sahiplerine uygun bir denkleştirme sağlanmış ya da aynı şekilde, pay
sahiplerinin hakları da kayba uğratılmış olsun.
6. Sermaye artırımının gerçekleştirilmesi
a) Hakların kullanılması, sermaye taahhüdü
MADDE 468-(1) Değiştirme ve alım hakları, esas sözleşmenin şarta bağlı sermaye
artırımına ilişkin hükmüne gönderme yapan yazılı bir beyan ile kullanılır; mevzuat, ihraç
izahnamesinin yayımlanmasını gerekli gördüğü takdirde, buna da göndermede bulunulur.
(2) Taahhüdün ifası, para yatırılması veya takas yoluyla bir mevduat veya katılım
bankası aracılığıyla gerçekleştirilir.
(3) Pay sahipliği hakları sermaye taahhüdünün ifası ile doğar.
b) Uygunluğun doğrulanması
MADDE 469– (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.)c) Esas sözleşmenin uygun duruma getirilmesi
MADDE 470-(1) (Değişik: 26/6/2012-6335/23 md.) Yönetim kurulu, sermaye
artırımı beyannamesinde, yeni çıkarılan payların sayısını, itibarî değerini, türlerini, belirli
gruplara tanınan imtiyazları veya hesap döneminin sonundaki sermayenin durumunu belirler.
Yönetim kurulu esas sözleşmeyi mevcut duruma uyarlar.
(2) (Mülga: 26/6/2012-6335/23 md.)
d) Ticaret siciline tescil
MADDE 471-(1) Yönetim kurulu, hesap döneminin kapanmasından itibaren en geç
üç ay içinde, esas sözleşme değişikliğini ticaret siciline tescil ettirir; sermaye artırımına ilişkin
yönetim kurulu beyannamesini (…)64 sicile tevdi eder.65
7. Esas sözleşmeden çıkarma
MADDE 472– (Değişik: 26/6/2012-6335/24 md.)
(1) Değiştirme ve alım haklarının sona ermesi üzerine yönetim kurulu, şarta bağlı
sermaye artırımına ilişkin hükmü esas sözleşmeden çıkarır. Hüküm sicilde de silinir.
B) Esas sermayenin azaltılması
I – Karar
MADDE 473-(1) Bir anonim şirket sermayesini azaltarak, azaltılan kısmın yerine
geçmek üzere bedelleri tamamen ödenecek yeni paylar çıkarmıyorsa, genel kurul, esas
sözleşmenin gerektiği şekilde değiştirilmesini karara bağlar. Genel kurul toplantısına ilişkin
çağrı ilanlarında, mektuplarda ve internet sitesi bildiriminde, sermaye azaltılmasına
gidilmesinin sebepleri ile azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağı ayrıntılı bir
şekilde ve hesap verme ilkelerine uygun olarak açıklanır. Ayrıca yönetim kurulu bu husuları
içeren bir raporu genel kurula sunar, genel kurulca onaylanmış rapor tescil ve ilan edilir.
(2) (…)66 sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarını tamamen
karşılayacak miktarda aktifin şirkette varlığı belirlenmiş olmadıkça sermayenin azaltılmasına
karar verilmez.
(3) Genel kurulun kararına 421 inci maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi
uygulanır. Kararda (…)66 sermayenin azaltılmasının ne tarzda yapılacağı gösterilir.
(4) Esas sermayenin azaltılması sebebiyle kayıtlara göre doğacak defter kârı sadece
payların yok edilmesinde kullanılabilir.
(5) Sermaye hiçbir suretle 332 nci madde ile belirlenen en az tutardan aşağı indirilemez.
64 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ile denetleme
doğrulamasını” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
65 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “beyannamesi”
ibaresi “beyannamesini” şeklinde değiştirilmiştir.
66 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, 473 üncü maddenin ikinci fıkrasında
yer alan “İşlem denetçisinin raporuyla,”, üçüncü fıkrasında yer alan “işlem denetçisi raporunun
sonucu açıklanarak”ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.(6) Bu madde ile 474 ve 475 inci maddeler, kayıtlı sermaye sisteminde çıkarılmış
sermayenin azaltılmasına kıyas yoluyla uygulanır.
II – Alacaklılara çağrı
MADDE 474-(1) Genel kurul esas sermayenin azaltılmasına karar verdiği takdirde,
yönetim kurulu, bu kararı şirketin internet sitesine koyduktan başka, 35 inci maddede anılan
gazetede ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, yedişer gün arayla, üç defa
ilan eder. İlanda alacaklılara, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki üçüncü ilandan itibaren iki
ay içinde, alacaklarını bildirerek bunların ödenmesini veya teminat altına alınmasını
isteyebileceklerini belirtir. Şirketçe bilinen alacaklılara ayrıca çağrı mektupları gönderilir.
(2) Sermaye, zararlar sonucunda bilançoda oluşan bir açığı kapatmak amacıyla ve bu
açıklar oranında azaltılacak olursa, yönetim kurulunca alacaklıları çağırmaktan ve bunların
haklarının ödenmesinden veyateminat altına alınmasından vazgeçilebilir.
III – Kararların yerine getirilmesi
MADDE 475-(1) Sermaye, ancak alacaklılara verilen sürenin sona ermesinden ve beyan
edilen alacakların ödenmesinden veyateminat altına alınmasından sonra azaltılabilir; aksi hâlde
alacaklılar şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde sermayenin
azaltılması işleminin tescilinin ilan edilmesinden itibaren iki yıl içinde sermayenin azaltılmasının
iptali davası açabilirler. Teminatın yetersizliği hâlinde de yargı yolu açıktır.
(2) Azaltma kararının uygulanabilmesi için, pay senetleri miktarının, değiştirme veya
damgalama yoluyla ya da diğer bir şekilde azaltılmasının gerekli olduğu hâllerde bu husus
için yapılan ihtara rağmen geri verilmeyen pay senetleri şirketçe iptal edilebilir. Tebliğde
şirkete geri verilmeyen senetlerin iptal edilecekleri yazılır.
(3) Pay sahiplerinin, değiştirilmek üzere şirkete geri verdikleri pay senetlerinin
miktarı, karar gereğince değiştirmeye yetmezse, bu senetler iptal olunarak bunların
karşılığında verilmesi gereken yeni senetler satılıp paylarına düşen miktar şirkette saklanır.
(4) Yukarıdaki fıkralarla, 473 ve 474 üncü maddelerde yazılı şartlara uyulmuş
olduğunu gösteren belgeler ibraz edilmedikçe esas sermayenin azaltılmasına dair karar ve
sermayenin gerçekten azaltılmış olması olgusu ticaret siciline tescil olunamaz.
ALTINCI BÖLÜM
Pay ve Sermaye Koyma Borcu
BİRİNCİ AYIRIM
Pay
A) Genel hükümler
I – Asgari itibarî değer
MADDE 476-(1) Payın itibarî değeri en az bir kuruştur. Bu değer ancak birer kuruş ve
katları olarak yükseltilebilir. Anılan itibarî değer Cumhurbaşkanınca yüz katına kadar artırılabilir.67
67 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu fıkrada yer
alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.(2)Birinci fıkraya aykırı olarak çıkarılan paylar geçersizdir; ancak, pay için yapılan
ödemeden doğan haklar saklıdır. Söz konusu payları ihraç edenler, zarar verdikleri kişilere
karşı müteselsilen sorumludur. Zamanaşımı hakkında 560 ıncı madde uygulanır.
(3)Zora giren şirketin finansal durumunun iyileştirilmesi amacıyla payın itibarî değeri
bir kuruştan fazla olduğu takdirde bir kuruşa kadar indirilebilir.
II – Payların bölünememesi
MADDE 477-(1) Pay şirkete karşı bölünemez. Bir payın birden fazla sahibi
bulunduğu takdirde, bunlar şirkete karşı haklarını ancak ortak bir temsilci aracılığıyla
kullanabilirler. Böyle bir temsilci atamadıkları takdirde, şirketçe söz konusu payın
maliklerinden birine yapılacak tebligat tümü hakkında geçerli olur.
(2)Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek
suretiyle, payları, asgari itibarî değer hükmüne uyarak, itibarî değerleri daha küçük olan
paylara bölmek veya payları itibarî değerleri daha yüksek olan paylar hâlinde birleştirmek
yetkisini haizdir. Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme
onay vermesi gerekir. Kanunun 476 ncı maddesi saklıdır.
B) İmtiyazlı paylar
I – Tanım
MADDE 478-(1) İlk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek bazı paylara
imtiyaz tanınabilir.
(2)İmtiyaz; kâr payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi haklarda, paya tanınan
üstün bir hak veya kanunda öngörülmemiş yeni bir pay sahipliği hakkıdır.
(3)360 ıncı madde hükmü saklıdır.
(4) (Ek: 26/6/2012-6335/25 md.) Sermayesinin yarısından fazlası tek başına veya
birlikte; Devlet, il özel idaresi, belediye ve diğer kamu tüzel kişileri, sendikalar, dernekler,
vakıflar, kooperatifler ve bunların üst kuruluşlarına ait anonim şirketlerde ve bu şirketlerin
aynı oranda sermaye payına sahip oldukları iştiraklerinde; bunların sahip oldukları paylara
tesis edilebilecek imtiyazlar hariç olmak üzere, diğer paylara, belirli bir grup oluşturan pay
sahiplerine, belirli pay gruplarına ve azlığa bu Kanunda düzenlenen herhangi bir imtiyaz tesis
edilemez. Bu hüküm, payları borsada işlem gören anonim şirketlere, 5411 sayılı Kanunun 3
üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşlarına ve finansal kuruluşlara uygulanmaz.
II – Oyda imtiyazlı paylar
MADDE 479-(1) Oyda imtiyaz, eşit itibarî değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı
verilerek tanınabilir.
(2) Bir paya en çok onbeş oy hakkı tanınabilir. Bu sınırlama, kurumlaşmanın gerektirdiği
veya haklı bir sebebin ispatlandığı durumlarda uygulanmaz. Bu iki hâlde, şirketin merkezinin
bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin, kurumlaşma projesini veya haklı sebebiinceleyip, bunlara bağlı olarak, sınırlamadan istisna edilme kararını vermesi gerekir. Projede
yapılacak her değişiklik mahkeme kararına bağlıdır. Kurumsallaşmanın gerçekleşmeyeceğinin
anlaşıldığı veya haklı sebebin ortadan kalktığı hâllerde istisna etme kararı mahkeme tarafından
geri alınabilir.
(3)Oyda imtiyaz aşağıdaki kararlarda kullanılamaz:
a) Esas sözleşme değişikliği.
b) (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.)
c) İbra ve sorumluluk davası açılması.
İKİNCİ AYIRIM
Pay Bedelini İfa Borcu ve İfa Etmemenin Sonuçları
A) İlke
MADDE 480-(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, esas sözleşmeyle pay
sahibine, pay bedelini veya payın itibarî değerini aşan primi ifa dışında borç yükletilemez.
(2) Kayıtlı sermaye sistemini kabul eden anonim şirketlerde esas sözleşme ile yönetim
kuruluna primli pay çıkarma yetkisi tanınabilir.
(3)Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına
ilişkin hakları saklıdır.
(4) Pay devirlerinin şirketin onayına bağlı olduğu hâllerde, esas sözleşmeyle pay
sahiplerine sermaye taahhüdünden doğan borçtan başka, belli zamanlarda tekrarlanan ve konusu
para olmayan edimleri yerine getirmek yükümlülüğü de yüklenebilir. Bu ikincil yükümlülüklerin
nitelik ve kapsamları pay senetlerinin veya ilmühaberlerin arkasına yazılabilir.
B) Ödemeye çağrı
MADDE 481-(1)Payların bedelleri, yönetim kurulu tarafından, esas sözleşmede
başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, pay sahiplerinden ilan yoluyla istenir. İlanda, ödenmesi
istenen sermaye borcunun oranı veya tutarı ile ödeme tarihi ve ödemenin nereye yapılacağı
açıkça belirtilir.
(2)İkincil yükümlülükler hakkında, esas sözleşmede, sözleşme cezası da öngörülebilir.
C) Temerrüt
I – Sonuçları
MADDE 482-(1) Sermaye koyma borcunu süresi içinde yerine getirmeyen pay
sahibi, ihtara gerek olmaksızın, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür.
(2)Ayrıca, yönetim kurulu, mütemerrit pay sahibini, iştirak taahhüdünden ve yaptığı
kısmi ödemelerden doğan haklarından yoksun bırakmaya ve söz konusu payı satıp yerine
başkasını almaya ve kendisine verilmiş pay senedi varsa, bunları iptal etmeye yetkilidir. İptal
edilen pay senetleri ele geçirilemiyorsa iptal kararı 35 inci maddede yazılı gazetede ve ayrıca
esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ilan olunur.(3)Esas sözleşmeyle, pay sahipleri, temerrüt hâlinde, sözleşme cezası ödemekle
zorunlu tutulabilirler.
(4)Şirketin tazminat hakları saklıdır.
II – Iskat usulü
MADDE 483-(1) Kanunun 482 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının
uygulanabilmesi için, yönetim kurulu tarafından, mütemerrit pay sahibine, 35 inci maddede
yazılı gazete ile esas sözleşmenin öngördüğü şekilde ilan yoluyla şirketin internet sitesinde de
yayımlanacak bir mesajla ihtarda bulunulur. Bu ihtarda, mütemerrit pay sahibinin temerrüde
konu olan tutarı bir ay içinde ödemesi, aksi hâlde, ilgili paylara ilişkin haklarından yoksun
bırakılacağı ve sözleşme cezasının isteneceği belirtilir.
(2)Nama yazılı pay senetlerinin sahiplerine bu davet ve ihtar, ilan yerine, iadeli
taahhütlü mektupla veinternetsitesi mesajı ile yapılır. Bir aylık süre, mektubun alındığı
tarihten başlar.
(3)Mütemerrit pay sahibi, yeni pay sahibinin ödemelerinden açık kalan tutar için
şirkete karşı sorumludur.
(4)501 inci madde hükmü saklıdır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Menkul Kıymetler
BİRİNCİ AYIRIM
Pay senetleri
A) Ortak Hükümler
I – Türler
1. Şartlar
MADDE 484– (1) Pay senetleri, hamiline veya nama yazılı olur.
(2)Bedelleri tamamen ödenmemiş olan paylar için hamiline yazılı pay senetleri
çıkarılamaz. Bu hükme aykırı olarak çıkarılanlar geçersizdir. İyiniyet sahiplerinin tazminat
hakları saklıdır.
2. Dönüştürme
MADDE 485-(1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemişse, payın türü dönüştürme yolu
ile değiştirilebilir. Dönüştürme esas sözleşmenin değiştirilmesiyle yapılır. Dönüştürmenin
kanunen öngörüldüğü hâllerde yönetim kurulu gerekli kararı alarak derhâl uygular ve bunun
esas sözleşmeye yansıtılması girişimini hemen başlatır.
(2)Nama yazılı pay senetlerinin hamiline yazılı pay senetlerine dönüştürülebilmesi
için payların bedellerinin tamamen ödenmiş olması şarttır.II – Pay senedi bastırılması
MADDE 486-(1) Şirketin ve sermaye artırımının tescilinden önce çıkarılan paylar
geçersizdir; ancak, iştirak taahhüdünden doğan yükümlülükler geçerliliklerini sürdürür.
(2) Paylar hamiline yazılı ise yönetim kurulu, pay bedelinin tamamının ödenmesi
tarihinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtır. Yönetim
kurulunun hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasına ilişkin kararı tescil ve ilan edilir,
ayrıca şirketininternetsitesine konulur. (Ek cümle:27/12/2020-7262/31 md.) Hamiline yazılı
pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bilgiler, senetler pay sahiplerine dağıtılmadan
önce Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilir. Pay senedi bastırılıncaya kadar ilmühaber
çıkarılabilir. İlmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler
uygulanır.
(3)Azlık istemde bulunursa nama yazılı pay senedi bastırılıp tüm nama yazılı pay
senedi sahiplerine dağıtılır.
(4) Tescilden önce pay senedi çıkaran kimse, bundan doğan zararlardan sorumludur.
III – Pay senetlerinin şekli
MADDE 487-(1) Pay senetlerinin; şirketin unvanını, sermaye tutarını, kuruluş
tarihini, bu tarihteki sermaye tutarını, çıkarılan pay senedinin tertibini, bunun tescili tarihini,
senedin türünü ve itibarî değerini, kaç payı içerdiğini belirtmesi ve şirket adına imza etmeye
yetkili olanlardan en az ikisi tarafından imza edilmiş olması şarttır. Kapalı şirketlerde baskı
şeklinde imzanın delikli olması veya sahtekârlığı engelleyici diğer güvenlik önlemlerinin
uygulanması gerekir.
(2)Nama yazılı pay senetlerinin ayrıca; sahiplerininadı ve soyadını veya ticaret
unvanını, yerleşim yerini, pay senedi bedelinin ödenmiş olan miktarını da açıklaması gerekir.
Bu senetler şirketin pay defterine kaydolunur.
IV – Yıpranmış pay senetleri
MADDE 488-(1)Bir pay senedi veya ilmühaber, tedavülü mümkün olmayacak
derecede yıpranmış veya bozulmuşsa ya da içeriği veya ayırt edici özellik ve nitelikleri
tereddüde yer bırakmayacak tarzda anlaşılamıyorsa, sahibi, giderlerini peşin ödemek şartıyla,
şirketten yeni bir senet veya ilmühaber istemek hakkını haizdir.
B) Hamiline yazılı pay senetlerinin devri
MADDE 489– (Değişik:27/12/2020-7262/32 md.)
(1) Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak
zilyetliğin geçirilmesi suretiyle payı devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılacak
bildirimle hüküm ifade eder. Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimde bulunulmaması hâlinde,
hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar, bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli
bildirim yapılıncaya kadar kullanamaz.(2) Hamiline yazılı pay senedine bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri
sürülebilmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınır.
(3) Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili tutulan
kayıtlar, ilgili kanunlar uyarınca yetkili kılınmış mercilerle paylaşılır.
(4) Hamiline yazılı pay senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmesi ve
kaydedilmesine ilişkin usul ve esaslar ile bu kapsamda alınacak ücretler Ticaret Bakanlığınca
çıkarılan tebliğle belirlenir.
C) Nama yazılı payların ve pay senetlerinin devrinde ilke
MADDE 490-(1) Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı
paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilirler.
(2)Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana
geçirilmesiyle yapılabilir.
D) Devrin sınırlandırılması
I – Kanuni sınırlama
MADDE 491-(1) Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin
onayı ile devrolunabilir; meğerki, devir, miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi
hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşsin.
(2)Şirket, sadece, devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenenteminat
verilmemişse onay vermeyi reddedebilir.
II – Esas sözleşmeyle sınırlama
1. İlkeler
MADDE 492-(1) Esas sözleşme, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla
devredilebileceğini öngörebilir.
(2)Bu sınırlama intifa hakkı kurulurken de geçerlidir.
(3)Şirket tasfiyeye girmişse devredilebilirliğe ilişkin sınırlamalar düşer.
2. Borsaya kote edilmemiş nama yazılı paylar
a) Red sebepleri
MADDE 493-(1) Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek
veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay
sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir.
(2)Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin
işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı
gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur.
(3)Bundan başka, devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan
etmezse şirket, devrin pay defterine kaydını reddedebilir.(4)Paylar; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî
icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile
devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilir.
(5)Devralan, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin
bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir; bu hâlde mahkeme şirketin karar
tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır. Değerleme giderlerini şirket karşılar.
(6)Devralan, gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse,
şirketin devralma önerisini kabul etmiş sayılır.
(7)Esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz.
b) Hükümleri
MADDE 494-(1) Devir için gerekli olan onay verilmediği sürece, payların mülkiyeti
ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalır.
(2)Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî
icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan
malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin
onayı ile birlikte devralana geçer.
(3)Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde
reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır.
3. Borsaya kote edilmiş nama yazılı paylar
a) Red sebepleri
MADDE 495-(1) Şirket, borsada kote edilmiş nama yazılı payları iktisap eden bir
kimseyi, pay sahibi olarak tanımayı, ancak esas sözleşme, iktisap edilebilecek nama yazılı
paylar ile ilgili olarak iktisap edenin pay sahibi olarak tanınacağı, sermayeyi esas alan ve
yüzde ile ifade edilen bir iktisap üst sınırı öngörmüş ve bu üst sınır aşılmışsa reddedebilir.
(2)Ayrıca istemde bulunmasına rağmen devralan, payları kendi ad ve hesabına
aldığını açıkça beyan etmezse, şirket, payların pay defterine kaydını reddedebilir.
(3)Borsaya kote nama yazılı payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal
rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla iktisap edilmeleri hâllerinde, devralanın pay sahibi
sıfatını alması reddedilemez.
b) Bildirme yükümü
MADDE 496-(1) Borsaya kote edilmiş nama yazılı payların borsada satılmaları
hâlinde, Merkezî Kayıt Kuruluşu, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenlemelerine uygun olarak
devredenin kimliğini ve satılan payların sayısını şirkete bildirir veya şirketin bu bilgilere
teknikerişimini sağlar.c) Hakların geçişi
MADDE 497-(1) Borsaya kote nama yazılı paylar borsada iktisap edildikleri takdirde,
paylardan kaynaklanan haklar payların devri ile birlikte devralana geçer. Borsaya kote nama
yazılı payların, borsa dışında iktisap edilmeleri hâlinde, söz konusu haklar, pay sahipliği
sıfatının şirket tarafından tanınması için, devralanın şirkete başvuruda bulunmasıyla devralana
geçer.
(2) Devralan, şirket tarafından tanınıncaya kadar, paylardan doğan, genel kurula
katılma ve oy hakkını ve oy hakkına bağlı diğer hakları kullanamaz. Tüm diğer pay sahipliği
haklarının, özellikle rüçhan hakkının kullanılmasında, iktisap eden herhangi bir sınırlamaya
tabi değildir.
(3)Şirket tarafından henüz tanınmamış bulunan devralanlar, hakların geçmesinden
sonra, oy hakkından yoksun pay sahibi olarak pay defterine yazılır. Söz konusu paylar genel
kurulda temsil edilemez.
(4)Red hukuka aykırı ise şirket, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden itibaren, oy
hakkını ve buna bağlı hakları tanır. Şirket, kendisine herhangi bir kusurun yükletilemeyeceğini
ispat edemediği takdirde, devralanın red nedeniyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
d) Red süresi
MADDE 498-(1) Şirket, devralanın, pay sahibi olarak tanınması istemini, istemi
aldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde reddetmezse devralan, pay sahibi olarak tanınmış
sayılır.
III – Pay defteri
1. Kayıt
MADDE 499-(1) Şirket, senede bağlanmamış pay ve nama yazılı pay senedi
sahipleriyle, intifa hakkı sahiplerini, ad, soyad, unvan ve adresleriyle, pay defterine kaydeder.
(2)Payın usulüne uygun olarak devredildiği veya üzerinde intifa hakkı kurulduğu ispat
edilmediği sürece, devralan ve intifa hakkı sahibi pay defterine yazılamaz.
(3)Şirket, kaydın yapıldığını pay senedine işaret eder.
(4) Şirketle ilişkilerde, sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimse pay sahibi ve intifa
hakkı sahibi olarak kabul edilir.
(5)Merkezî Kayıt Kuruluşu tarafından kayden takibi yapılan nama yazılı paylara
ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri ile ilgili diğer düzenlemeler saklıdır.
2. Kaydın silinmesi
MADDE 500-(1) Şirket, iktisap edenin yanlış beyanı sonucu pay defterine yapılan
kaydı, ilgililerin görüşlerini alarak silebilir. Söz konusu kişilere, silinmeye ilişkin yazılı bilgi
derhâl verilir.3. Bedellerinin tamamı ödenmemiş nama yazılı paylar
MADDE 501-(1) Bedeli tamamen ödenmemiş bulunan nama yazılı bir payı iktisap
eden kimse, pay defterine kaydedilmekle şirkete karşı geri kalan pay bedelini ödemekle
yükümlü olur.
(2)Şirketin kurulması veya esas sermayenin artırılması sırasında iştirak taahhüdünde
bulunan kimse, payını başkasına devrettiği takdirde, bedelin henüz ödenmemiş olan kısmı
kendisinden istenemez; meğerki, şirketin kuruluşu veya esas sermayenin artırılması tarihinden
itibaren iki yıl içinde şirket iflas etmiş ve payı iktisap eden kimse paydan doğan haklardan
yoksun bırakılmış olsun.
(3)Payını devreden kimse ikinci fıkra hükmüne tabi değilse, iktisap edenin pay
defterine kaydedilmesiyle borçlarından kurtulmuş olur.
İKİNCİ AYIRIM
İntifa Senetleri
A) Çıkarılması
MADDE 502-(1) Genel kurul, esas sözleşme uyarınca veya esas sözleşmeyi
değiştirerek, bedeli kanuna uygun olarak yok edilen payların sahipleri, alacaklılar veya
bunlara benzer bir sebeple şirketle ilgili olanlar lehine intifa senetleri çıkarılmasına karar
verebilir. Bu senetlere 348 inci madde uygulanır.
(2)Kurucular için çıkarılanlar da dâhil olmak üzere, intifa senetleri emre ve hamiline
yazılı olabilir.
B) Hükümleri
MADDE 503-(1) İntifa senedi sahiplerine pay sahipliği hakları verilemez; ancak, bu
kişilere, net kâra, tasfiye sonucunda kalan tutara katılma veya yeni çıkarılacak payları alma
hakları tanınabilir.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM
Borçlanma Senetleriyle Alma ve Değiştirme Hakkını İçeren Menkul Kıymetler
A) Genel kurul kararıyla
MADDE 504-(1) Her çeşidi ile tahviller, finansman bonoları, varlığa dayalı senetler,
iskonto esası üzerine düzenlenenler de dâhil, diğer borçlanma senetleri, alma ve değiştirme
hakkını haiz senetler ile her çeşit menkul kıymetler, aksi kanunlarda öngörülmedikçe, ancak
genel kurul kararı ile çıkarılabilirler. Genel kurul bu kararı, kanunlarda farklı bir düzenleme
yoksa, 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümlerine göre verir. Esas sözleşme
farklı bir nisap öngörebilir. Genel kurul kararının çıkarılacak menkul kıymete ilişkin, gerekli
bütün hüküm ve şartları içermesi gerekir. Genel kurul kararını yönetim kurulu yerine getirir. Bu
hükme tabi menkul kıymetler hamiline veya emre yazılı ve itibarî değerli olabilir. İtibarî değer
genel kurul ve yetkilendirilmiş olması hâlinde yönetim kurulunca belirlenir. Borçlanma
senetlerinin bedellerinin nakit olması ve teslimi anında tamamen ödenmesi şarttır.B) Yönetim kurulu kararıyla
MADDE 505-(1) Aksi kanunda öngörülmemişse, genel kurul herhangi bir menkul
kıymetin çıkarılmasını ve hükümleriyle şartlarını saptamak (…)68 yetkisini, en çok onbeş ay
için yönetim kuruluna bırakabilir. 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri
yetkilendirme kararına da uygulanır.
C) Sınır
MADDE 506-(1) 504 ve 505 inci madde hükümlerine bağlı borçlanma senetlerinin
toplam tutarı, sermaye ile bilançoda yer alan yedek akçelerin toplamını aşamaz; kanunların
bilançoya konulmasına izin verdiği yeniden değerleme fonları da toplama katılır. Kanunlardaki
istisnalar saklıdır.
(2) Sermaye Piyasası Kanunu ile ilgili mevzuat hükümleri saklıdır.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Kâr, Kazanç ve Tasfiye Payı
A) Kâr ve tasfiye payı hakkı
I – Genel olarak
MADDE 507-(1) Her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre pay
sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış net dönem kârına, payı oranında katılma hakkını
haizdir. Şirketin sona ermesi hâlinde her pay sahibi, esas sözleşmede sona eren şirketin mal
varlığının kullanılmasına ilişkin, başka bir hüküm bulunmadığı takdirde, tasfiye sonucunda
kalan tutara payı oranında katılır.
(2)Esas sözleşmede payların bazı türlerine tanınan imtiyaz haklarıyla özel menfaatler
saklıdır.
(3)Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri saklıdır.
II – Hesaplama biçimi
MADDE 508-(1) Esas sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kâr ve tasfiye payı pay
sahibinin sermaye payı için şirkete yaptığı ödemelerle orantılı olarak hesap edilir.
(2) Yıllık kâr, yıllık bilançoya göre belirlenir.
B) Kâr payı, hazırlık dönemi faizi ve kazanç payı
I – Kâr payı
MADDE 509-(1) Sermaye için faiz ödenemez.
(2)Kâr payı ancak net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir.
(3)Kâr payı avansı, Sermaye Piyasası Kanununa tabi olmayan şirketlerde, Gümrük ve
Ticaret Bakanlığının bir tebliği ile düzenlenir.
68 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve bununla ilgili
işlem denetçisi seçmek” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.II – Hazırlık dönemi faizi
MADDE 510-(1) İşletmenin tam bir şekilde faaliyete başlamasına kadar geçecek
hazırlık dönemi için pay sahiplerine, Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmak koşuluyla,
özellikli varlık niteliğindeki yatırımların maliyetine yüklenmek üzere, belirli bir faiz ödenmesi
esas sözleşmede öngörülebilir ve bu dönemle sınırlı olmak üzere, faiz ödemelerinin en geç ne
zamana kadar süreceği belirtilir.
(2)İşletme yeni paylar çıkarılarak genişletilecek olursa, sermayenin artırılmasına dair
olan kararda, yeni pay sahiplerine, özellikli varlık niteliğindeki yatırımların maliyetine
yüklenmek üzere, belirli bir süreyle en geç yeni yatırımın işletmeye alındığı güne kadar faiz
ödenmesi kabul olunabilir.
III – Kazanç payları
MADDE 511-(1) Yönetim kurulu üyelerine kazanç payları, sadece net kârdan ve
ancak kanuni yedek akçe için belirli ayrım yapıldıktan ve pay sahiplerine ödenmiş sermayenin
yüzde beşi oranında veya esas sözleşmede öngörülen daha yüksek bir oranda kâr payı
dağıtıldıktan sonra verilebilir.
C) Geri alma hakkı
I – Kötüniyet hâlinde
MADDE 512-(1) Haksız yere ve kötüniyetle kâr payı veya hazırlık dönemi faizi alan
pay sahipleri, bunları geri vermekle yükümlüdür. Yönetim kurulu üyelerinin kazanç payları
hakkında da aynı hüküm uygulanır.
(2)Geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına
uğrar.
II – Şirketin iflası hâlinde
MADDE 513-(1) Şirketin iflası hâlinde, yönetim kurulu üyeleri şirket alacaklılarına
karşı, iflasın açılmasından önceki son üç yıl içinde kazanç payı veya başka bir ad altında
hizmetlerine karşılık olarak aldıkları ve fakat uygun ücreti aşan ve bilanço uygun bir ücret
miktarına göre tedbirli bir tarzda düzenlenmiş olsaydı ödenmemesigereken paraları geri
vermekle yükümlüdürler.
(2) Sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümler gereğince alınması mümkün olmayan
paraların geri verilmesi yükümlülüğü yoktur.
(3) Mahkeme, hâlin bütün gereklerini göz önünde bulundurarak takdir hakkını kullanır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Şirketin Finansal Tabloları, Yedek Akçeler
A) Anonim şirketlerin finansal tabloları ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu
I – Hazırlama yükümü
MADDE 514-(1) Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe
Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık
faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel
kurula sunar.II – Dürüst resim ilkesi
MADDE 515-(1) Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe
Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve
faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine
uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette
yansıtacak şekilde çıkarılır.
III – Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu
MADDE 516-(1) Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, şirketin, o yıla ait
faaliyetlerinin akışı ile her yönüyle finansal durumunu, doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe
uygun ve dürüst bir şekilde yansıtır. Bu raporda finansal durum, finansal tablolara göre
değerlendirilir. Raporda ayrıca, şirketin gelişmesine ve karşılaşması muhtemel risklere de
açıkça işaret olunur. Bu konulara ilişkin yönetim kurulunun değerlendirmesi de raporda yer alır.
(2) Yönetim kurulunun faaliyet raporu ayrıca aşağıdaki hususları da içermelidir:
a) Faaliyet yılının sona ermesinden sonra şirkette meydana gelen ve özel önem taşıyan
olaylar.
b) Şirketin araştırma ve geliştirme çalışmaları.
c) Yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilere ödenen ücret, prim, ikramiye gibi
mali menfaatler, ödenekler, yolculuk, konaklama ve temsil giderleri, ayni ve nakdî imkânlar,
sigortalar ve benzeri teminatlar.
(3) Hem anonim şirketler hem de şirketler topluluğu bakımından, yönetim kurulunun
yıllık faaliyet raporunun zorunlu asgari içeriği, ayrıntılı olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
tarafından bir yönetmelikle düzenlenir.
B) Şirketler topluluğunun finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporu
I – Uygulanacak muhasebe standartları
MADDE 517-(1) Konsolide finansal tabloları hazırlamakla yükümlü işletmeler ile
konsolidasyon kapsamına giren işletmelerin belirlenmesinde ve ilgili diğer konularda Türkiye
Muhasebe Standartları geçerlidir.
(2) Konsolide finansal tablolar 515 inci maddede öngörülen esas ve ilkelere göre çıkarılır.
II – Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu
MADDE 518-(1)Topluluğa ilişkin yıllık faaliyet raporu ana şirketin yönetim kurulu
tarafından 516 ncı maddeye göre düzenlenir.
C) Yedek akçeler
I – Kanuni yedek akçe
1. Genel kanuni yedek akçe
MADDE 519-(1)Yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine
ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır.(2) Birinci fıkradaki sınıra ulaşıldıktan sonra da;
a) Yeni payların çıkarılması dolayısıyla sağlanan primin, çıkarılma giderleri, itfa
karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmı,
b) Iskat sebebiyle iptal edilen pay senetlerinin bedeli için ödenmiş olan tutardan, bunların
yerine verilecek yeni senetlerin çıkarılma giderlerinin düşülmesinden sonra kalan kısmı,
c) Pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ödendikten sonra, kârdan pay alacak
kişilere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onu,
genel kanuni yedek akçeye eklenir.
(3) Genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı
takdirde, sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam
ettirmeye veya işsizliğin önüne geçmeye ve sonuçlarını hafifletmeye elverişli önlemler alınması
için kullanılabilir.
(4) İkinci fıkranın (c) bendi ve üçüncü fıkra hükümleri, başlıca amacı başka işletmelere
katılmaktan ibaret olan holding şirketler hakkında uygulanmaz.
(5) Özel kanunlara tabi olan anonim şirketlerin yedek akçelerine ilişkin hükümler saklıdır.
2. Şirketin iktisap ettiği kendi pay senetleri için ayrılan yedek akçe ve yeniden
değerleme fonları
MADDE 520-(1)Şirket, iktisap ettiği kendi payları için iktisap değerlerini karşılayan
tutarda yedek akçe ayırır. Bu yedek akçeler, anılan paylar devredildikleri veya yok edildikleri
takdirde iktisap değerlerini karşılayan tutarda çözülebilirler.
(2) Yeniden değerleme fonu ile ilgili mevzuat uyarınca pasifte yer alan diğer fonlar,
sermayeye dönüştürüldükleri ve yeniden değerlendirilen aktifler amorti edildikleri veya
devredildikleri takdirde çözülebilirler.
II – Şirketin isteği ile ayırdığı yedek akçe
1. Genel olarak
MADDE 521-(1) Yedek akçeye yıllık kârın yüzde beşinden fazla bir tutarın
ayrılacağı ve yedek akçenin ödenmiş sermayenin yüzde yirmisini aşabileceği hakkında esas
sözleşmeye hüküm konabilir. Esas sözleşme ile başka yedek akçe ayrılması da öngörülebilir
ve bunların özgülenme amacıyla harcanma yolları ve şartları belirlenebilir.
2. Çalışanlar ve işçiler lehine yardım akçesi
MADDE 522-(1)Esas sözleşmede şirketin yöneticileri, çalışanları ve işçileri için
yardım kuruluşları kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla veya bu amacı taşıyan
kamu tüzel kişilerine verilmek üzere yedek akçe ayrılabilir.
(2) Yardım amacına özgülenen yedek akçelerin ve diğer malların şirketten ayrılması
suretiyle bir vakıf veya kooperatif kurulması zorunludur. Vakıf senedinde, vakıf malvarlığının
şirkete karşı bir alacaktan ibaret olacağı da öngörülebilir.(3) Şirketin bu amaca özgülediği yedek akçeden başka, yöneticilerden, çalışanlardan
ve işçilerden aidat alınmışsa, iş ilişkisinin sonunda, vakıf senedine göre yapılan ayrımdan
yararlanamadıkları takdirde çalışanlara ve işçilere hiç değilse ödedikleri tutarlar ödeme
tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte geri verilir.
III – Kâr payı ile yedek akçeler arasında ilgi
MADDE 523-(1)Kanuni ve esas sözleşmede öngörülen isteğe bağlı yedek akçeler
ayrılmadıkça pay sahiplerine dağıtılacak kâr payı belirlenemez.
(2) Genel kurul;
a) Aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse,
b) Bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve
olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa,
Kanunda ve esas sözleşmede öngörülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar
verebilir.
(3) Esas sözleşmede hüküm bulunmasa bile, genel kurul, şirketin işçileri için yardım
sandıkları ve diğer yardım örgütleri kurulması veya bunların sürdürülebilmesi amacıyla veya
diğer yardım ve hayır amaçlarına hizmet etmek üzere, bilanço kârından yedek akçe ayırabilir.
D) Çeşitli hükümler
I – İlan
MADDE 524– (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.)
II – Yabancı şirketlerin Türkiye şubeleri
MADDE 525– (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.)
III – Özet finansal tabloları
MADDE 526– (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.)
IV – Sır saklama yükümü
MADDE 527-(1)404 üncü madde hükmüsaklı kalmak üzere, görevi dolayısıyla
incelemesine sunulan defter ve belgeleri inceleyenlerin, elde ettikleri veya verilen bilgilerden
öğrendikleri iş ve işletme sırlarını açıklamaları yasaktır. Aksi hâlde şirketin maddi ve manevi
zararını tazmin ederler.
(2)Ceza mevzuatının, suç ihbarına ilişkin hükümleri saklıdır.
E) Özel hükümler
MADDE 528– (Değişik: 26/6/2012-6335/26 md.)
(1) Bankalar ile diğer kredi kurumlarının, finansal kiralama ve faktöring gibi finansal
şirketlerin, sigorta ve reasürans şirketlerinin, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki tüm
kurumların finansal tabloları ile konsolide finansal tablolarına ilişkin olarak Türkiye
Muhasebe Standartlarında ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumuncabelirlenmiş idari düzenlemelerde hüküm bulunmayan hâllerde, söz konusu alanları
düzenlemek ve denetlemek üzere kurulan kurum, kurul ve kuruluşların özel kanunlarında yer
alan hükümler uygulanır.
(2) Türkiye Muhasebe Standartlarında, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim
Standartları Kurumunca belirlenmiş finansal tablolara ilişkin idari düzenlemelerde ve özel
kanunlarda hüküm bulunmayan hâllerde bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Kooperatiflerin finansal tabloları ile konsolide finansal tablolarına ilişkin özel
hükümler saklıdır.
ONUNCU BÖLÜM
Sona Erme ve Tasfiye
A) Sona erme
I – Sona erme sebepleri
1. Genel olarak
MADDE 529-(1)Anonim şirket;
a) Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli
hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle,
b) İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle,
c) Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle,
d) 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul
kararıyla,
e) İflasına karar verilmesiyle,
f) Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde,
sona erer.
2. Özel hâller
a) Organların eksikliği
MADDE 530-(1)Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri
mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya
Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye
ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle
getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine
karar verir.
(2)Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
b) Haklı sebeplerle fesih
MADDE 531-(1)Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka
açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu
yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme,fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek
değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen
ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
II – Hükümleri
1. Tescil ve ilan
MADDE 532-(1)Sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri
gelmişse, yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.
2. Sonuçlar
MADDE 533-(1)Sona eren şirket tasfiye hâline girer; Kanundaki istisnalar saklıdır.
(2)Tasfiye hâlindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna
kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye hâlinde” ibaresi eklenmiş olarak
kullanır. Bu hâlde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır.
III – İflas hâlinde tasfiye
MADDE 534-(1)İflas hâlinde tasfiye, iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu
hükümlerine göre yapılır. Şirket organları temsil yetkilerini, ancak şirketin iflas idaresi
tarafından temsil edilmediği hususlar için korurlar.
IV – Şirket organlarının durumu
MADDE 535-(1)Şirket tasfiye hâline girince, organların görev ve yetkileri,
tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca
yapılamayan işlemlere özgülenir.
(2)Tasfiye işlerinin gereklerinden olan hususlar hakkında karar vermek üzere genel
kurul tasfiye memurları tarafından toplantıya çağrılır.
B) Tasfiye
I – Tasfiye memurları
1. Atama
MADDE 536-(1)Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru
atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay
sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede
veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar.
(2)Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye
işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır.
(3)Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece
atanır.
(4)Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve
yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şarttır.2. Görevden alma
MADDE 537-(1)Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla atanmış tasfiye memurları
ve bu görevi yerine getiren yönetim kurulu üyeleri, genel kurul tarafından her zaman
görevden alınabilir ve yerlerine yenileri atanabilir.
(2)Pay sahiplerinden birinin istemiyle ve haklı sebeplerin varlığında, mahkeme de
tasfiyeye memur kişileri görevden alabilir ve yerlerine yenilerini atayabilir. Bu yolla atanan
tasfiye memurları, mahkeme kararına dayanılarak tescil ve ilan olunurlar.
(3)Şirketi temsile yetkili tasfiye memurlarından hiçbiri Türk vatandaşı değilse ve
hiçbirinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmuyorsa, mahkeme pay sahiplerinden veya
alacaklılardan birinin veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemiyle, söz konusu şarta uygun
birini tasfiye memuru olarak atar.
3. Aktifleri satma yetkisi
MADDE 538-(1)Genel kurul aksini kararlaştırmamışsa, tasfiye memurları şirketin
aktiflerini pazarlık yoluyla da satabilirler.
(2)Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir.
Bu karar hakkında 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.
4. Yetkilerin sınırlandırılması ve genişletilmesi
MADDE 539-(1)Tasfiye memurlarına Kanunla tanınmış yetkiler devredilemez;
ancak, belirli uygulama işlemlerinin yapılabilmesi için, tasfiye memurlarından biri diğerine
veya üçüncü bir kişiye temsil yetkisi verebilir.
(2)Tasfiye memurlarının üçüncü kişilerle tasfiye amacı dışında yaptığı işlemler şirketi
bağlar; meğerki, üçüncü kişinin işlemin tasfiye amacının dışında olduğunu bildiği veya hâlin
gereğinden bilmemesinin mümkün olamayacağı ispat edilsin. Tasfiyenin sadece tescil ve ilan
edilmesi, bu hususun ispatı için yeterli delil değildir.
(3)Tasfiye memurları birden fazla ise, aksi genel kurul kararında veya esas sözleşmede
öngörülmemişse, şirketin bağlanabilmesi için imzaya yetkili iki tasfiye memurunun şirket
unvanı altında imza atması gereklidir. Tasfiye hâlindeki şirketi tasfiye ile ilgili konularda
mahkemelerde ve dış ilişkide tasfiye memurları temsil eder.
(4)Tasfiye memurunun görevini yerine getirdiği sırada işlediği haksız fiilden şirket de
sorumludur.
II – Tasfiye işleri
1. İlk envanter ve bilanço
MADDE 540-(1)Tasfiye memurları görevlerine başlar başlamaz, şirketin tasfiyenin
başlangıcındaki durumunu incelerler; gerekirse şirket mallarına değer biçmek için uzmanlara
başvurarak, şirketin malvarlığına ilişkin durumu ile finansal durumunu gösteren bir envanter
ile bilanço düzenler ve genel kurulun onayına sunarlar.(2)Envanter ve bilançonun onaylanmasından sonra, tasfiye memurları şirketin
envanterde yazılı bütün malları ile belgelerine ve defterlerine el koyarlar.
2. Alacaklıların çağrılması ve korunması
MADDE 541– (1)Alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden
anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar Türkiye
Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketininternet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede
öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu
konusunda bilgilendirilirler ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılırlar.
(2)Alacaklı oldukları bilinenler, bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı
Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek bir bankaya depo edilir.
(3)Şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını
karşılayacak tutarda para notere depo edilir; meğerki, bu gibi borçlar yeterli bir şekilde
teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların
ödenmesi şartına bağlanmış olsun.
(4)Yukarıdaki fıkralarda yazılı hükümlere aykırı hareket eden tasfiye memurları
haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı 553 üncü madde uyarınca sorumludur.
3. Diğer tasfiye işleri
MADDE 542-(1)Tasfiye memurları;
a) Şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz
ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk
tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket
varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler.
b) Tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar.
c) Şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhâl şirketin
merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirirler; mahkeme iflasın
açılmasına karar verir.
d) Tasfiyenin uzun sürmesi hâlinde, her yıl sonu için tasfiyeye ilişkin finansal tabloları
ve tasfiye sonunda da kesin bilançoyu düzenleyerek genel kurula sunarlar.
e) Şirketin bütün mal ve haklarının korunması için düzenli ve görevinin bilincinde bir
yönetici gibi gereken önlemleri alır ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa sürede bitirirler.
f) Tasfiye işlemlerinin düzenli yürütülmesi ve güvenliği için gereken defterleri tutarlar.
g) Tasfiye sırasında elde edilen paralardan şirketin süregelen harcamaları için gerekli
olan para dışında kalan paraları, bir bankaya şirket adına yatırırlar.
h) Vadesi gelmemiş borçları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca kısa vadeli
kredilere uygulanan oran üzerinden iskonto ederek derhâl öderler. Alacaklılar bu ödemeyi kabul
etmek zorundadır. Kanun gereği iskonto edilmesi mümkün olmayan alacaklar bu hükümden
müstesnadır.i) Pay sahiplerine tasfiye işlerinin durumu hakkında bilgi ve istedikleri takdirde bu
konuda imzalı belge verirler.
4. Tasfiye sonucu dağıtma
MADDE 543-(1)Tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay
bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay
sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Tasfiye payında
imtiyazın varlığı hâlinde esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır.
(2)Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan
varlık dağıtılamaz. Şu kadar ki, hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut
olmadığı takdirde mahkeme üç ay geçmeden de dağıtmaya izin verebilir.6970
(3)Esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça, dağıtma para
olarak yapılır.
5. Defterlerin saklanması
MADDE 544-(1)Tasfiyenin sonunda defterler ve tasfiyeye ilişkin olanlar da dâhil,
belgeler 82 nci madde uyarınca saklanır.
III – Şirket unvanının sicilden silinmesi
MADDE 545-(1)Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden
silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir.İstem üzerine silinme
tescil ve ilan edilir.
(2) (Ek fıkra: 15/7/2016-6728/69 md.) Bu Kanun hükümlerine göre tasfiye olunan
şirketlerde, 2004 sayılı Kanunun 44 üncü ve 337/a maddesi hükümleri uygulanmaz.
IV – Uygulanacak diğer hükümler
MADDE 546-(1)Pay sahipleri ile tasfiye memuru veya memurları arasındaki
uyuşmazlıkların çözümü basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme, gerekli görürse tasfiye
memurlarıyla ilgili pay sahiplerini dinleyerek, kararını otuz gün içinde verir.
(2)Tasfiye memurlarının sorumluluğu hakkında 553 üncü madde hükmü uygulanır.
(3)Tasfiyeye ilişkin genel kurul kararları 418 inci madde uyarınca alınır.
C) Ek tasfiye
MADDE 547-(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin
yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay
sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden,
bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
69 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “bir yıl” ibareleri
“altı ay” şeklinde değiştirilmiştir.
70 4/11/2021 tarihli ve 7341 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle bu fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinde
yer alan “altı” ibareleri “üç” şeklinde değiştirilmiştir.(2)Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için
yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya
yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.
D) Tasfiyeden dönülmesi
MADDE 548-(1)Şirket sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermiş ise,
pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanılmış olmadıkça, genel kurul
şirketin devam etmesini kararlaştırabilir. Devam kararının sermayenin en az yüzde altmışının
oyu ile alınması gerekir. Esas sözleşme ile bu nisap ağırlaştırılabilir ve başkaca önlemler
öngörülebilir. Tasfiyeden dönülmesine ilişkin genel kurul kararını tasfiye memuru tescil ve
ilan ettirir.
(2)Şirket, iflasın açılmasıyla sona ermiş olmasına rağmen iflas kaldırılmışsa veya
iflas, konkordatonun uygulanmasıyla sona ermişse şirket devam eder.
(3)Tasfiye memuru iflasın kaldırıldığına ilişkin kararı ticaret siciline tescil ettirir.
Tescil istemine, pay bedellerinin ve tasfiye paylarının pay sahipleri arasında dağıtılmasına
başlanmadığına ilişkin belge de eklenir.
ONBİRİNCİ BÖLÜM
Hukuki Sorumluluk
A) Sorumluluk hâlleri
I – Belgelerin ve beyanların kanuna aykırı olması
MADDE 549-(1)Şirketin kuruluşu, sermayesinin artırılması ve azaltılması ile
birleşme, bölünme, tür değiştirme ve menkul kıymet çıkarma gibi işlemlerle ilgili belgelerin,
izahnamelerin, taahhütlerin, beyanların ve garantilerin yanlış, hileli, sahte, gerçeğe aykırı
olmasından, gerçeğin saklanmış bulunmasından ve diğer kanuna aykırılıklardan doğan
zararlardan, belgeleri düzenleyenler veya beyanları yapanlar ile kusurlarının varlığı hâlinde
bunlara katılanlar sorumludur.
II – Sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesi
MADDE 550-(1)Sermaye tamamıyla taahhüt olunmamış veya karşılığı kanun veya
esas sözleşme hükümleri gereğince ödenmemişken, taahhüt edilmiş veya ödenmiş gibi
gösterenler ile kusurlu olmaları şartıyla, şirket yetkilileri, bu payları üstlenmiş kabul edilirler
ve payların karşılıkları ile zararı faiziyle birlikte müteselsilen öderler.
(2) Sermaye taahhüdünde bulunanların ödeme yeterliliğinin bulunmadığını bilen ve
buna onay verenler, söz konusu borcun ödenmemesinden doğan zarardan sorumludurlar.
III – Değer biçilmesinde yolsuzluk
MADDE 551-(1)Ayni sermayenin veya devralınacak işletme ile ayınların
değerlemesinde emsaline oranla yüksek fiyat biçenler, işletme ve aynın niteliğini veya durumunu
farklı gösterenler ya da başka bir şekilde yolsuzluk yapanlar, bundan doğan zarardan sorumludur.IV – Halktan para toplamak
MADDE 552– (Değişik: 26/6/2012-6335/27 md.)
(1) Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bir şirket kurmak veya
şirketin sermayesini artırmak amacıyla yahut vaadiyle halka her türlü yoldan çağrıda
bulunularak para toplanması yasaktır.
V – Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının
sorumluluğu
MADDE 553-(1)Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları,
kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde,
(…)71 hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan
sorumludurlar.72
(2)Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna
dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin
seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil
ve kararlarından sorumlu olmazlar.
(3)Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya
yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen
yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.
VI – Denetçinin sorumluluğu73
MADDE 554– (Değişik: 26/6/2012-6335/29 md.)
(1) Şirketin ve şirketler topluluğunun yılsonu ve konsolide finansal tablolarını,
raporlarını, hesaplarını denetleyen denetçi ve özel denetçiler; kanuni görevlerinin yerine
getirilmesinde kusurlu hareket ettikleri takdirde, hem şirkete hem de pay sahipleri ile şirket
alacaklılarına karşı verdikleri zarar dolayısıyla sorumludur.
B) Şirketin zararı
I – Genel olarak
MADDE 555-(1)Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi
isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.
(2)Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde,
mahkeme, dava giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde,
davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştırır.
71 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kusurlarının
bulunmadığını ispatlamadıkça,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
72 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yükümlülüklerini”
ibaresinden sonra gelmek üzere “kusurlarıyla” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
73 Bu madde başlığı “VI – Denetçinin ve işlem denetçilerinin sorumluluğu” iken, 26/6/2012 tarihli ve
6335 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.II – İflas hâlinde
MADDE 556-(1)Zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde, tazminatın şirkete ödenmesini
isteme hakkını şirket alacaklıları da haizdir. Ancak, pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının
istemleri önce iflas idaresince ileri sürülür.
(2)İflas idaresi birinci fıkrada öngörülen davayı açmadığı takdirde, her pay sahibi
veya şirket alacaklısı mezkûr davayı ikame edebilir. Elde edilen hasıla, İcra ve İflas Kanunu
hükümlerine göre, önce dava açan alacaklıların alacaklarının ödenmesine tahsis olunur;
bakiye, sermaye payları oranında davacı pay sahiplerine ödenir; artan iflas masasına verilir.
(3)Şirketin istemlerinin devrine ilişkin İcra ve İflas Kanununun 245 inci maddesi
hükmü saklıdır.
III – Teselsül ve başvuru
MADDE 557-(1)Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde,
bunlardan her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine
yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olur.
(2)Davacı birden çok sorumlu kişiyi zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve
hâkimin aynı davada her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir.
(3)Birden çok sorumlu arasındaki başvuru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak
hâkim tarafından belirlenir.
IV – İbra
1. İbranın etkisi
MADDE 558-(1)İbra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz. 445 inci madde
hükmü saklıdır.
(2)Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı
açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını
bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin
dava hakları ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer.
2. Kuruluş ve sermaye artırımında ibra
MADDE 559-(1)Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerin, şirketin
kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumlulukları, şirketin tescili tarihinden
itibaren dört yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamaz. Bu sürenin geçmesinden sonra
da sulh ve ibra ancak genel kurulun onayıyla geçerlilik kazanır. Bununla beraber, esas
sermayenin onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri sulh ve
ibranın onaylanmasına karşı iseler, sulh ve ibra genel kurulca onaylanmaz.V – Zamanaşımı
MADDE 560-(1)Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve
sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği
günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip,
TürkCeza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına
da bu zamanaşımı uygulanır.
VI – Yetkili mahkeme
MADDE 561-(1)Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye
ticaret mahkemesinde dava açılabilir.
ONİKİNCİ BÖLÜM
Cezai Sorumluluk
A) Suçlar ve cezalar74
MADDE 562– (Değişik: 26/6/2012-6335/30 md.)
(1) Bu Kanunun;
a) 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci veya üçüncü cümlesindeki yükümlülükleri
yerine getirmeyenler,
b) 64 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belgelerin kopyasını sağlamayanlar,
c) 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli onayları yaptırmayanlar,
d) 65 inci maddesine uygun olarak defterlerini tutmayanlar,
e) 66 ncı maddesindeki usule aykırı olarak envanter çıkaranlar,
f) 86 ncı maddesine göre belgeleri ibraz etmeyenler,
dörtbin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.
(2) 88 inci maddeye aykırı hareket edenler dörtbin Türk Lirası idari para cezasıyla
cezalandırılır.
(3) 199 uncu maddenin birinci ve dördüncü fıkralarına aykırı hareket edenler ikiyüz
günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır.
(4) Bu Kanun hükümlerine göre tutulmakla veya muhafaza edilmekle yükümlü olunan
defter, kayıt ve belgeler ile bunlara ilişkin bilgileri, denetime tabi tutulan gerçek veya tüzel kişiye
ait olup olmadığına bakılmaksızın, 210 uncu maddenin birinci fıkrasına göre denetime yetkili
olanlarca istenmesine rağmen vermeyenler veya eksik verenler ya da bu denetim elemanlarının
görevlerini yapmalarını engelleyenler, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç
oluşturmadığı takdirde üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır.
(5) Bu Kanunun;
a) (Mülga: 15/7/2016-6728/73 md.)
b) 358 inci maddesine aykırı olarak pay sahiplerine borç verenler,
c) 395 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci veya ikinci cümlesi hükümlerini ihlal
74 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı 30 uncu maddesiyle, maddeye onikinci fıkradan sonra gelmek
üzere onüçüncü fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.edenler,
üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır.
(6) Ticari defterlerin mevcut olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi yahut bu Kanuna
uygun saklanmaması hâllerinde, sorumlular üçyüz günden az olmamak üzere adli para
cezasıyla cezalandırılır.
(7) 527 nci maddeye aykırı hareket edenler, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi
hükümlerine göre cezalandırılır.
(8) 549 uncu maddede belirtilen belgeleri sahte olarak düzenleyenler ile ticari
defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.
(9) 550 nci maddeye aykırı hareket edenler üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para
cezasıyla cezalandırılır.
para cezasıyla cezalandırılır.
(10) 551 inci maddeye aykırı hareket edenler doksan günden az olmamak üzere adli
(11) 552 nci maddeye aykırı hareket edenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.
(12) 1524 üncü maddede öngörülen internet sitesini oluşturmayan şirketlerin yönetim
organı üyeleri, yüz günden üçyüz güne kadar adli para cezasıyla ve aynı madde uyarınca
internet sitesine konulması gereken içeriği usulüne uygun bir şekilde koymayan bu fıkrada
sayılan failler yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
(13) (Ek:27/12/2020-7262/33 md.) Bu Kanunun;
a) 486 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunmayanlar yirmi bin Türk
lirası,
b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 18/1/2024 Tarihli ve E: 2021/28, K:
2024/11 Sayılı Kararı ile.)
idari para cezasıyla cezalandırılır.
(14) Bu Kanun kapsamındaki idari para cezaları, aksine hüküm bulunmayan hâllerde,
mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilir.
(15) Bu Kanunda tanımlanan kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye
kadar birden çok işlenmesi hâlinde, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idari para cezası verilir
ve ilgili hükme göre verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir
menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi hâlinde verilecek idari para cezasının
miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz.
B) Soruşturma ve kovuşturma usulü
MADDE 563– (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.)
